Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...

Ahmet Haşim Delibaş

, bir kitap okudu
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
Bernhard Schlink
8.4/10 · 4.602 okunma
Reklam
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
"Ne ki, kaçış yalnızca bir uzaklaşma değil, bir varıştır aynı zamanda." İç içe geçmiş iki trajedi. Normların dışına çıkan türden bir aşk ve tarihin görebileceği en korkunç türden bir suç. Kendisinden yaşça büyük bir kadınla aşk yaşayan bir oğlan çocuğu, aynı zamanda en sevdiği noktadan, en büyük zaafından, büyük bir hesaplaşmayı yaşamak zorunda bırakılıyor. Bir insanda iki farklı hikaye: sevdiği olgun kadın, hayatının biricik zaaf noktası ve aynı zamanda kendisinin de büyük bir hesaplaşma içinde olduğu Almanya'nın suçluluk ve utanç dolu tarihinin suçlularından, bir Nazi gardiyanı. İkisi aynı ruhta bir arada. Ruhen en benimsediğin kişi ile fikren en karşı olduğun düşünce iç içe! Böyle sarmal, paradoksal, sanrısal bir hal. Bu hikayenin yazarı, Nazi Almanyası'nın son günlerinde doğmuş bir oğlan çocuğudur. Kendisinin de dahil olduğu savaş sonrası jenerasyon, kanlı ve korkunç geçmiş ile yüzleşmek, hesaplaşmak zorundadır. Anne babası bir Nazi karşıtı da olsa, fail olmayanlar da savaş sonrasında failler ile görüşmüş, öyle veya böyle temas halinde olmuştur. Tüm toplum bir şekilde bu korkunç durumla temas halindedir. Suç işlemeyenler de suçlular ile görüştükleri için, bu jenerasyon tarafından taşlanır. Bu açıdan suçsuz bir insan bulması zordur… Alman halkı, geçmişi ile yüzleşmesi çok zor bir durumun içerisindedir. Kim suçludur; yasa koyucular mı, yasa uygulayıcılar mı? Nazi problemi Alman idealizminin kaçınılmaz bir sonudur diyen Heidegger mi haklı? Eichmann'ı sıradan bir insan olarak gören, yasaları yerine getiren bir kanun adamından ibaret sayan Hannah Arendt mi haklı? Tüm bunlar ve niceleri. Bitmek bilmeyen çetin bir hesaplaşma. Burada yazarımız Bernhard Schlink, büyük hesaplaşmayı, canımız ciğerimiz olan sevgilimiz üzerinden yaşatıyor. Böylelikle suçu ve suçluyu hepimiz
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,602 okunma
Eve Dönüş, Baskılanan Sevgilinin Rüyada Belirişi
Hanna'yla birlikte olduğum düşünü gördüm. Hanna, onu tanıdığım zaman olduğundan daha yaşlı, yeniden gördüğümdekindense daha gençti ve eskisinden daha güzeldi; hareketleri yaşlandıkça daha da dinginleşmiş, bedeniyle barışmıştı. Onu arabadan inerken ve alışveriş torbalarını kucağına alırken gördüm; bahçeden geçip eve girerken ve torbaları bıraktıktan sonra, merdivenleri benim önümden çıkarken gördüm. Hanna'ya duyduğum özlem, canımı yakacak kadar şiddetlendi. Bu özleme direndim; Hanna'nın ve benim gerçekliğimizle, yaş farkımızın, yaşam koşullarımızın gerçekliğiyle bağdaşmadığını öne sürerek karşı koydum ona. İngilizce bilmeyen Hanna, Amerika'da nasıl yaşayabilirdi? Üstelik araba kullanmasını da bilmiyordu. Uyandım ve Hanna'nın öldüğünü hatırladım. Hanna'ya yönelen bu özlemin, ondan kaynaklanmadığını da anladım. Eve dönmek için duyduğum bir özlemdi bu.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Odysseia'nın Dönüşü
O sıralarda, ilk kez lisedeyken okuduğum ve aklımda bir geriye dönüş öyküsü olarak kalan Odysseia'yı yeniden okudum. Ama bu bir geriye dönüş öyküsü değildi. Bir ırmakta iki kez yıkanılamayacağını bilen Yunanlıların, bir dönüş fikrine inanmaları mümkün olabilir miydi zaten? Odysseus, kalmak üzere değil, yeniden yollara koyulmak üzere döner geriye. Odysseia, aynı anda hem ereksel hem de ereksiz, hem başarılı hem de beyhude bir hareketin öyküsüdür.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Kaçış
Ne ki, kaçış yalnızca bir uzaklaşma değil, bir varıştır aynı zamanda.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Reklam