Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...
Jenerasyonlar Arası Abdulhamit Çatışması
Bizim şehirde mahalleler şimdi gene boşalıyordu. Fakat bu sefer Istanbul üstüne... Ağabeylerimin ikisi de gönüllü taburlarıyle hareke ettiler. Büyüğü hasta bir subaydı. Fakat Sultan Hamit'in kindar bir düş manıydı. Ondan daima "şeytan Hamit" diye bahsederdi. Ama, bunu ba bama duyurmazdı. Babam padişah hakkında ileri geri söz söylenmesini, hatta onun resminin ellerde dolaşmasını bile hoş görmezdi. O padişahı, milletin büyüğü sayardı. Bütün büyükler gibi ona da, içten gelen, samimi ve saygılı bir itaatı vardı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anlaşılamayan Kanuni Esasi
23 Temmuz 1908'de hürriyetin yahut Meşrutiyet'in ilanı memlekette galiba daha ziyade biz çocukların anlayabileceğimiz bir şeydi. Bu ihtiläli anlayışta halkın kavrayışı da, galiba biz çocukların kavrayışlarından ileri geçmiyordu. Sokak gösterilerine herkes, yaşı ne olursa olsun bir çocuk heyecanıyle karışıyordu. Zaten ihtilälin getirdiği şey, dört kelimeden ibaretti. Hürriyet, adalet, eşitlik, kardeslik... Bir de "Kanuni Esasi" kelimesi vardı ama, halk ve hele çocuklar arasında, bunu pek anlayan ve tutan yoktu. Esasen bütün diğer kelimeleri de ne anlayan, ne de anlatan olduğu için, onlara herkes dilediği gibi mana veriyordu. Türkler, Bulgarlar, Rumlar, bu manaları diledikleri gibi kendi taraflarına çekiyorlardı. Şuracıkta, şu kadarını söyleyeyim ki, nice ve nice yıllar sonra, bu hürriyet inkılabını memlekete getirenlerin en ileri gelenleriyle hem de artık her şey olup bittikten ve onlar da iktidardan devrilip memleketi terkettikten sonra görüştüklerimi ileride anlattığım zaman göreceksiniz ki, onlar da, o zaman dahi bu işlerden pek fazla bir şey anlamamışlardı.
Ruhun arkeolojisi
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Bir arkeoloğun zihin dünyasının arkeolojisi. Norbert, mesleği dışında hayatta hiçbir şeyle ilgilenmeyen alman bir arkeologdur. Seneler içinde yetkinleşmiş olduğu alanında faaliyetlerini sürdürürken, o adını koyması güç hissiyatın içine düşüverir. Keyfi kaçar. Onu rahatsız eden adını koyamadığı bir şeyler onda güçlü bir anksiyeteye sebep olur. Bunlar bir takım bastırılmış, zihnin derinliklerine itilmiş duygulardır. Bastırılan her şey gibi, bunlar şimdi rahatsız edici bir kararlılıkla Norbert'in bilincini bloke etmektedirler. Bu uyanışı tetikleyen şey, Roma'daki arkeolojik kazılarda çıkarılmış olan bir rölyeftir. Norbert, bu rölyefteki kadının zarafetinden çok etkilenmiştir. Bilhassa adımlarını atışındaki şahsına münhasır tavrından. Bu rölyefe "ilerleyen kadın" anlamına gelen "Gradiva" adını vermiştir. Bir gece rüyasında Gradiva'yı görür ve simge bombardımanının ardından anksiyete iyice hat safhadadır. Bilinçaltı, planlarını sinsice uygulamaktadır ve bu rüya ile birlikte Norbert'in aklına şu kesin karar ekilmiş olur: Acilen Gradiva'nın memleketine, Pompei'ye git, ve onun hakkında daha çok şey öğren. Mesleki üstünlüğünün ona vermiş olduğu yetkiyle acilen bir proje düzenler ve Pompei'ye doğru yola koyulur. Norbert buraya gelmeden önce her kadının yürüyüş şeklini izlemiştir ve asla Gradiva gibi zarif adım atan kimse görememiştir. Bu farkındalıkla birlikte Pompei'de zaman geçirirken Gradiva'yı görür ve inanamaz. Yürüyüşler tam da hayalindeki gibidir. Bunun bir illüzyon olduğunu düşünür, yine de kendini onunla vakit geçirmekten alıkoymaz. Onun gerçek olduğunu uzun görüşmeler sonrasında anlayacaktır. O Pompei'li Gradiva değil, çocukluk aşkı olan Zoe'dir. Bu aşkı öylesine kabullenmeyip, bastırıp, derinlere itmiştir ki, onu ancak bilinçdışı bazı yönlendirmeler
Gradiva: Bir Pompei DüşüWilhelm Hermann Jensen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,079 okunma

Ahmet Haşim Delibaş

, bir kitap okudu
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Wilhelm Hermann Jensen
7.1/10 · 1.079 okunma

Ahmet Haşim Delibaş

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 137,2bin okunma