Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...
sevgilinin gidişi
Kendimi günlerce kötü hissettim. Annem, babam ve kardeşlerimin hiçbir şey fark etmemelerine dikkat ediyordum. Sofrada biraz konuşuyor, bir parça yemek yiyor ve midem bulandığında kendimi tuvalete atmayı başarıyordum. Okula ve havuza gidiyordum. Akşamüzerlerini havuzbaşında, beni kimsenin aramayacağı kuytu köşelere çekilerek geçiriyordum. Bedenim Hanna'yı özlüyordu. Ama suçluluk duygusu bu bedensel özlemden de beterdi. Hanna oracıkta dururken, neden hemen fırlayıp ona koşmamıştım? Hanna'yı inkâr etmeme, ona ihanet etmeme yol açan son ayların gönülsüzlüğü benim için o kısacık durumda düğümleniyordu. Bunu cezalandırmak için gitmişti.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Reklam
Radikal Uçlar
Herkese de böyle mi olur? Gençken kendime ya aşırı güvenir ya da fazlasıyla güvensiz hissederdim kendimi. Ya çok beceriksiz, önemsiz ve değersiz olduğumu düşünür ya da çok özel biri olduğuma ve her şeyi başarabileceğime inanırdım.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Geçmişte yaşananların diri hüznü
O günleri düşünmek beni neden böyle hüzünlendiriyor? Geçmişte kalmış mutluluğa duyulan bir özlem mi bu? Sonraki haftalarda, gerçekten de aptal gibi çalıştığım ve sınıfı geçtiğim, ve sanki dünyada başka hiçbir şeyin değeri yokmuşcasına seviştiğimiz o haftalarda mutluydum üstelik. Yoksa bu hüzün daha sonraları ortaya çıkan ve baştan beri orada oldukları ancak sonradan anlaşılan şeylerin bilgisi mi?
Sayfa 34·Kitabı okudu
Düşünce ile Eylem
Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ama bugün o zamanki olaylarda, tüm hayatım boyunca düşünceyle eylemi birbirine bağlayan ya da bağlamayan bir yapıyı görüyorum. Düşünürüm, bir sonuca varırım, bu sonucu bir kararla pekiştiririm ve eyleme geçmenin bir kararı izlemesi olası, ama izlemek zorunda olmayan başlı başına bir iş olduğunu anlarım. Hayatım boyunca kararlaştırmadığım pek çok şey yaptım ve kararlaştırdığım pek çok şeyi de yapmadım. Eyleyen o'dur - o her ne ise işte; benim artık görmek istemediğim kadına o gider, üstlerime benim kellemi düşürebilecek bir söz söyler, sigarayı bırakmaya karar verdiğim halde, sigara içmeye devam eder ve bir tiryaki olduğumu, daima böyle kalacağımı kabullenmişken ben, o tutup sigarayı bırakır. Düşünmenin ve karar almanın eylem üzerinde etkisi olmadığını söylemek istemiyorum. Ama o kendi kaynağından beslenir ve bu başına buyruk haliyle bile benim eylemimdir, tıpkı düşüncemin benim düşüncem, kararımın benim kararım olması gibi.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Baskılanmış Arzu vs Doyurulmuş Arzu
Bayan Schmitz'e gitme cesaretini nereden bulduğumu bilmiyorum. Ahlâki eğitimim bir anlamda ters mi tepmişti acaba? Eğer arzuyla dolmuş bakış, arzunun doyurulması kadar kötüyse; eğer isteyerek hayal kurmak, hayal edilen edim kadar kötüyse - o halde neden doyurulmasın o arzu ve neden hayal edilmesin o edim? Günahkar düşüncelerimden kurtulamadığımı her geçen gün görüyordum. O zaman günahkar edimi de arzular oldum.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Reklam