Belli hedeflerden yoksun yaşayan bir toplumuz.Hiç kimse bize sevmeyi öğretmedi.Ruhsal inanç yokluğu çekiyoruz.Evrenin ortasında acı çekilmeye bırakılmış gibiyiz.Şansımız var ki yine de düşünme yeteneğimizi yitirmiş durumda değiliz.Özetlemek gerekirse gelecek bazı iyi olanaklara gebe.Ama tabi düşmemiz için kazılmış ve üzeri örtülmüş çukurlara da gebe.Asıl sorun; bu olanakları nasıl değerlendirebiliriz ve nasıl altıya kadar eve dönebiliriz?
Düşünmek için, kalpsiz mi olmak gerekir sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen insana el uzatın, mahvolan bir insanla alay etmeyin, onun haline ağlayın. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın