"Biliyor musunuz, gece Reşat Nuri Bey'in Çalıkuşu romanını okumaya başladım. Çok
beğendim. İhmal edilmiş Anadolu'yu ve genç bir hanım öğretmenin yaşadığı zorlukları, ne
güzel anlatmış. Bitirince İsmet e vereceğim. Sonra da sizler okuyun."
Mahmut Bey, "Savaşa beş kala roman okuyabiliyor.." diye düşündü, "..M. Kemal Paşayı, M. Kemal Paşa yapan da herhalde bu Özelliği olsa gerek."
M. Kemal Paşa sesini herkesin duyacağı kadar yükseltti:
"Kongreye hanım öğretmenlerimizi çağırdığınız için sizi kutlarım. Ama hanımefendileri niye böyle ayrı oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha böyle bir ilkellik görmeyeceğimi ümit ederim."
"Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz," diyor o da bana. Söylediği her şeye inanıyorum o zaman. Gözlerimi kapatıyorum, her yer bembeyaz oluyor. Yine el ele tutuşuyoruz iki çocuk gibi. Sessizce söz veriyoruz birbirimize. Sessizce verilen sözlere kim inanmaz ?