“Bereket versin sokak vardı. Çocuğun tek yardımcısı sokaktır. Her yerde ve her nesil için çocuğu hayata sokak ayarlar. Büyükler orada evden, mektepten çok başka türlü ve daha tabii görünürler. Sokakta herkes kendisidir. Orada hayat sıcak bir ekmek gibi karşınıza çıkar. Orada iyice ayıklanmış, sentetik bir ilaç gibi süzgeçlerden geçmiş, aslının dışına çıkmış şeylerle karşılaşmazsınız. İnsanı, işini, sefaleti, merhameti çocuk orada tadar.”
İnsanı ruhi bunalımlara iten çocukluk ve ebeveyn faktörlerinin; kafamızın içinde yer alan ama hiçbir zaman kendimize sesli itiraf edemediğimiz duyguların acısını duyduk belki de okurken. Hayallerle icra ettiğimiz hayat arasındaki ince çizgiyi, dengeyi kim inkar edebilir? İnkar ettikçe bir gün inkarımızın içine hapsolmaz mıyız? Okurken size bunlar gibi pek çok şeyi
düşündürten ve tüm bunlarla birlikte “Müsaade edin bundan sonra onu ben seveyim” isyanının başladığı yerde sizi ağlatan nefis kitap! Okuyun ve siz de zaman zaman “Artık bu adamların gezdiği açık havada gezemem” diyenlerdenseniz, o zaman üzülmeyin, sadece onlardan olmadığınız için sevinin.