Çok uzun bir aradan sonra inceleme yapacağım bunun için biraz heyecanlıyım umarım aklimdakileri aktarabilirim.:)
Oz büyücüsü aslında masal hatta Amerikan edebiyatı ilk modern masalı olarak sayılıyor.Fakat sizler asla masal kitabı olarak görüp okumamazlık etmeyin.Cunku bu bir masal kitabından daha çok fantastik bir yolculuk, yolda kendini bulma öyküsü bence. Dili çok yalın ve sürükleyici hiç sıkılmadan bir sonraki yerde neleri aşıp nasıl başaracakları merak ediyorsunuz.Hikayenin baş kahramanı bir kız çocuğu olan Dorothy, beyin yerine kafasında saman olan Korkuluk, kalbi olmayan bir Teneke adam, ve cesareti olmadığını düşünen korkak bir aslan.Fakat durum aslında görüldüğü gibi değil.Burada spoiler vermek zorunda kalırım korkusuyla yarıda bırakayım:)
Şunu söylemeliyim ki bir çırpıda okuyacağınız güzel bir eser, sizi masallar diyarına götürecek ve ucuz para tuzağı olan kişisel Kitapların size vaat ettiği o yüce bilgiyi size takdim edecektir:). Okuyun okutun ve birazcık düzeltme yaparak çocuklarıniza, yiyenlerinize anlatabilirsiniz. Çünkü ölme öldürme bunlar geçiyor içerisinde.Eskiden masallarımız böyleydi ama şimdiden nesilde çocuklar çok narin ve bizler çok üzerlerini düşüyoruz incelikle yaklaşıyoruz ah ah bizim zamanımızda nerde:) Neyse konuyu çok dağıttım sanırım kusura bakmayın çenemi tutamadım.Mutlaka okuyun ve fantastik eserlere nereden baslayayım diyen ve nitelikli bir okur olmak isteyen kişilere de önermeyi ihmal etmeyin esen kalın.
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202218,1bin okunma
Çok yoğun bir anlatıma sahip bir kitaptı.Okurken sizi derin düşünmelere,düşüncelere sevk ediyor.Okurken çok fazla altını çizdiğim, alıntısının yapılmasını, paylaşılmasını bu sayede daha çok kişiye ulaşmasının gerektiğini düşündüğüm eserler arasında oldu.
Kisacik bir kitap; fakat ben bilhassa sindire sindire okumak istedim zira dediğim gibi yoğun bir anlatımı var ve etkisi büyük, beklenmedik sonu ile kafamda soru işaretleri bırakan bir kitap oldu.
Geçmişlerini arayan, artık gerçekten var olmayan geçmişe boğuk sorular yönelten bu gölgeler onların kendisi değil miydi? Gölgeler canlanmak isteyen ama bunu artık başaramayan gölgeler... Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam...
İlaç içer gibi her ay mutlaka bir Stefan Zweig kitabı mutlaka okunmalı derim.Gecmişe Yolculuk da kısacık ama içi duygu yüklü,etkileyici bir solukta okunabilen eserleri arasında.
Belli bir olgunluğa erişmiş kişilerin kendinden, yaşadıklarından pek çok şey bulabilecegi nitelikte.
Yazar her eserinde olduğu gibi bu kitabında da insan psikolojisini ilmek ilmek ustaca işliyor.
Yine Stefan Zweig yine onun
harikulade kalemi.Üc hikayeden oluşan
bu kitapta da yine yerinde tasvirler ve
muazzam ruhsal analizlerle kendini gösteriyor.Kisacik bir kitap zaten akıp gidiyor.
Kitabında adından da belli olduğu üzere tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktorun zorlu,uzak, ücra oldukça soğuk , karlı zor bir coğrafya olan Moskova'nın çetin bir kasabasına tayin çıkmasıyla orada başından geçen anıları anlattığı bir kitap.
Zaten tecrübesi yok denecek kadar az olan baskahramanımız cahil, batıl inançlarla çevrili olan kasaba halkıyla doktorluğu icra etmekte; gerek bu cahil halkla gerekse zorlu geçen kış şartlarıyla uyum sağlamakta pek bir zorlanmaktadır.
Eger siz de benim gibi anıları içeren kitapları okumayı seviyorsanız bu eser tam sizlere göre diyebilirim.
Kitap hiç sıkmadan bir günde bitebilecek bir seyirde ilerliyor.
Ben bi zati bir kaç saatte bitirdim . Tavsiyemdir ağır olmayan klasikler içerisinde bir eser olarak tavsiye ediyorum
Genç Bir Doktorun Anıları