İnsanları rahatsız eden şeyler değil, o şeylerle ilgili fikirleridir. Örneğin ölüm korkutucu bir şey değildir,..., buna karşın ölümün korkutucu bir şey oldığu fikrinin kendisi korkutucudur.
Dostoyevski yine her zaman yaptığı gibi bizi aşağı indiriyor. Içimizdeki aciliklerin farkına varıyoruz. Bu kitapta da bir bağımlının, kumar bağımlısının hayatını görüyoruz. Hayatta sürekli yavaş bir gelişme ile tatmin olmaktansa anlık zevklerin peşinden koşmak. Bunu öyle içten anlatıyor ki karakterde kendimi görmeden edemiyorum. Hepimizin aşağılık tarafını ortaya çıkarmaya yetecek gücü var Dostoyevski'nin.