Emre

Emre
Shylock
Balık yemi olarak kullanılır. Hiç kimseyi doyurmasa bile, intikamımı besler. Beni aşağıladı, beni yarım milyondan etti, kaybettiklerime güldü, kazancımla alay etti, halkımı hor gördü, işlerimi engelledi, dostlarımı benden uzaklaştırdı, düşmanlarımı kışkırttı. Peki, bütün bunlara sebep neydi? Ben Yahudiyim de ondan. Yahudinin gözleri yok mu? Yahudinin elleri, organları, bedeni, duyguları, sevgileri, tutkuları yok mu? Aynı yiyeceklerle beslenmiyor mu? Silahla yaralanınca aynı acıyı duymuyor mu? Aynı hastalıklara yakalanmıyor mu? Aynı ilaçlarla iyileşmiyor mu? Kışın soğuğunu, yazın sıcağını bir Hristiyan gibi duymaz mıyız? Etimizi kesseniz bizim de kanımız akmaz mı? Gıdıklasanız, gülmez miyiz? Bizi zehirleseniz ölmez miyiz? Bize haksızlık yaparsanız öcümüzü almayacak mıyız? Her șeyde benzediğimize göre, bunda da benzeyeceğiz elbette. Bir Yahudi, bir Hristiyan'a haksızlık ederse, karşısında göreceği hoşgörü ne? İntikam. Bir Hristiyan bir Yahudi ye haksızlık ederse, Hıristiyan töresine göre karşılığı ne olmalı? Elbette intikam! Bunu sizlerden öğrendim, sizlere uygulayacağım. Zarar verici bir şey, ama öğrettiklerinizden daha iyisini yapacağım.
Reklam
Güzellik
İnsanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu, sevgili Sokrates işte yalnız o an için insan hayatı yaşanmaya deger!
Sayfa 56 - Mantineialı yabancı kadın
Felsefe
Sevgi
Demek ki insanın kendi benzerine duyduğu sevgi, çok eski bir zamandan kalmadır, sevgi bizim ilk yapımızı yeniden kuruyor, iki varlığı bir tek varlık haline getiriyor, kısacası insanın yaradılışındaki bir derde deva oluyor.
Sayfa 29 - Aristophanes
Felsefe
Kervan yolda düzülür
Yan yana giderken, baş başa verip ne diyeceğimizi düşünürüz. Hele bir yürüyelim.
Sayfa 7
Felsefe
Toplantı
"Toplantılar! Amma da bayılırız toplantılara! Tanrının günü toplantı olsun. Günde iki kez toplantı olsun. Konuşup duralım..." Dönüp dirseğine yaslandı: "Bahse girerim ki, şimdi denizkabuğunu ottürsem, koşa koşa gelirler hemen. Hepimiz ağırbaşlı haller takılırız. Biri kalkıp der ki, bir jet uçağı yapalım, ya da bir denizaltı, ya da bir TV alıcısı. Toplantı bittikten sonra, bes dakika çalışırlar; sonra gene basıp giderler ya da ava çıkarlar.”
Sayfa 57·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam