Hiç bir şey anlamadım.. Belki de yanlış bir zamanımda okudum.. Kafam, beynim, zihnim olayların akışını, sıralanışını algılayamadı.. Bir rüya aleminde gibi, okudum, zorlayarak sona geldim..
Bitti..
Özel günlerde çıkartılan bir sürü gürültü varya; hani, kapitalizmle sövüşülen, dövüşülen, hani, her şeyin para tuzağı olduğu iddia edilen, dış güçlerin örfümüzü, âdedimizi bozmak için, dinimizi, milliyetimizi yok etmek için içimize soktuğu, çokbilimciler tarafından ifşâ edilen..
İşte o günler beni çok mutlu ederler.. Kim ne kadar, "...sevgisi bir güne sığdırılamaz" gibi demogojik laflar ederse etsin, bana göre her biri, sevgiyi tazelemeye, perçinlemeye, filizlendirmeye, büyütmeye, taze tutmaya vesiledir..
Kapitalizme teşekkür de gerektirir ki; o özel gün öncesi esnafta, çarşıda, pazarda, küçük ve kısa da olsa bir hareketlilik olur..
Tüm bunların neresi kötü?..
Sevmenin, sevilmenin, değer vermenin, değer görmenin, hatırlamanın, hatırlanmanın, dinimize, milliyetimize nasıl zararı olabilir?.. Bizim dinimiz, milliyetimiz tüm bu değerlere, olgulara, duygulara karşı da, benim mi haberim yok..
Özel günler, kim, kimler tarafından icat edilmiş olursa olsun, iyiki varlar..
İşte, tüm böylesi günler arasında, tamamen uydurma, bütünüyle zorlama bir gün; geçmişi, kökeni, hikâyesi olmayan bir gün, Anneler Günü varsa Babalar Günü de olsun hamlesiyle, kapitalizm eliyle uydurulmuş yapay bir gün; Babalar Günü..
Sevgililer Günü gibi, Anneler Günü, Kadınlar Günü gibi bir dayanağı yok, adanmışlığı yok, bir öyküsü ve yolculuğu yok..
Olmasın mı peki, bu gün?..
Her şeye rağmen, olsun.. Hiç kimseye, hiç bir zararı yok aksine faydası var..
Bir sürü pıtırcıklar oluşup, uçusacak bugün, milyonlarca kalplerde.. Sevgi pıtırcıkları...
Kutlu olsun..
Hayri Varol/Yazar Hayri Varol
Korku edebiyatının başyapıtları arasında değerlendirilen, bana göre, korku, fantastik, bilimkurgu karışımı, doğaüstü bir kurgulama..
Sade anlatımıyla kolay ilerleyen bir kitap..
Öneriyorum..