Hazalhazalovic

Puan vermedi·96 syf.··
2025 101. kitabı
Azerbaycanlı öğrencilerim bu kitabı hediye etmeselerdi maalesef Ölüler ile tanışamayacaktım. 1909’lu yıllarda yazılıp bu kadar iyi bir eleştiri diline sahip olması beni şaşırttı. Son bölümde İskender’in verdiği nutkun, sadece o dönemdeki Azerbaycan insanını değil, çoğumuzun atalarını ilgilendirdiğini düşünüyorum.
ÖlülərCelil Memmedguluzade · Qanun Nəşriyyatı · 01,273 okunma
Reklam
Freudyen Bakış ve Beş Sevim Apartmanı
10/10
·128 syf.··
2024 36. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2024 17:23
Edebiyatımızın en başarılı kitaplarından biri, gerek ana karakterin seçimi gerek kurgunun iki yönlü ele alınıp anlatılanların hem bilimsel hem hayalî taraflarının bir arada verilmesi yazarın adeta "Ben hepsini sizin için yazıyorum, hangisine inanacağınızı seçmek size kalmış." demesi gibi olmuş. Bu kitabı okumadan önce Edebiyat Prof. Nevzat Kaya'nın bir incelemesini dinlemiş ve kitapla ilgili farklı birçok nokta hakkında bilgiler edinmiştim. Söz konusu kitabı bu incelemenin ardından okumak çok yerinde oldu, yazarın neyi amaçladığını, eserin altında yatan deyim yerindeyse Freudyen bakış açısını daha iyi görebildim. Tamamen kişisel haz açısından Psikanalitik temellerle süslenmiş kurgu ve karakterleri çok sevdiğim için bu kitabı da çok sevdim, benim gibi bu konulara ilgisi olan ve az çok bilgisi olan kişiler bu eseri sevecektir. Eseri okumadan önce mutlaka hakkında araştırma yapıp iyi hocalardan bu eseri dinlemenizi tavsiye ederim o zaman kitabın derin yapısındaki anlatımı daha iyi anlayabilirsiniz.
Edebiyat
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20199,1bin okunma
Devrimler ve Tepkileri Üzerine
10/10
·368 syf.··
2024 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2024 22:24
Son zamanlarda eşimin tavsiyesiyle okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Devrimler ve Tepkileri Mahmut Goloğlu'nun Millî Mücadele sürecini Erzurum Kongresi'nden itibaren ele alarak oluşturduğu Millî Mücadele Tarihi serisinin bir devamı niteliğinde. Kitapta 1924-30 tarihleri arasındaki devrimler tarafsız bir şekilde meclisteki konuşmalarla, belgelerle anlatılmış. Kitabın sonundaki ve notlardaki kaynaklara baktığınızda kitabın ne kadar müthiş bir özen ve çabayla hazırlandığını görmüş oluyorsunuz, bu sebepledir ki bence harika bir araştırma inceleme kitabı.Tarihi bir eser oluştururken bir tarihçi veya araştırmacı olarak tarafsız kalmak neredeyse imkansız fakat Mahmut Goloğlu'nun üslubu, onun ne kadar başarılı bir araştırmacı ve yazar olduğunu ortaya koyuyor söz gelimi devrimlerin meclis içindeki değerlendirme sürecine dair seçtiği konuşmalarda hem devrimleri destekleyenlere hem de muhalif olanlara eşit şekilde yer vermiş, günümüzde hâlâ tartışma konusu olan çoğu mevzuyla ilgili herhangi bir ayrım ya da ayıklama yapılmadan tüm düşünceleri, görüşleri ve belgeleri ortaya koymuş. Anlattıklarımı destekleyecek birkaç örnek vermek gerekirse şu pasajlar yeterli olacaktır: *Bundan ötürü, gençlere bağırmalı ve demeliyiz ki ''Anayasa ile gerekli bir yapıyı ortaya çıkarıyor ve size veriyoruz. Fakat biliniz ki siz, daima ve daima, dünyanın sonuna kadar gelişmeye, evrime adaysınız ve ona göre bu yapıyı koruyun.'' 24 Anayasası'nın kabulüyle ilgili yapılan konuşmalarda Tunalı Hilmi'nin son derece olumlu ve beğeniyle karşılanacak bu konuşmasına yer verilirken kitabın başka bir bölümünde dönemin iktidar partisinin durumunu bir yazar olarak kendini zora sokacak bir şeffaflıkla ele almış: *Halkın Serbest Parti'ye akını devam ediyordu. Halk Partisi'nin karşısında şimdi bir parti değil, büyük
Tarih
Devrimler ve TepkileriMahmut Goloğlu · Türkiye İş Bankası Yayınları · 201775 okunma
Damga Üzerine
Puan vermedi·143 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 02:41
Reşat Nuri'nin 3. romanı olan Damga oldukça kısa ve hızlı bir roman. Bu eseri okurken kitabın muhtemelen yazarın ilk eserlerinden biri olacağını düşünmüştüm ve araştırdığımda tahminim doğru olduğunu gördüm. Reşat Nuri'nin Çalıkuşu veya Dudaktan Kalbe'de var olan güçlü üslubu, dili kullanma istidadı bu kitapta tam olarak kendini hissettirmiyor. Eser sanki bir çırpıda deyim yerindeyse "çalakalem yazılmış " izlenimi uyandırıyor. Eserde Reşat Nuri'nin klasik karakter seçimlerinden birini görüyoruz munis ve güzel bir mizaca sahip fakat küçük yaşta anne ya da babasını kaybetmiş, ardından yaşadıklarıyla kendini derin buhranlara sürükleyen minik bir Raskolnikov havası uyandıran erkek karakter bu kitapta da karşımıza çıkıyor. Kitabın ana karakteri olan İffet, küçükken halasından dinlediği bir hikayenin kendi hayatını heba etmesine yine kendi elleriyle izin veriyor. Yasak aşkı olan Vedia'yı aynı dinlediği hikayedeki gibi kurtarmak isterken kendi hayatını hiç ediyor. Aslında ufak kurgu hileleriyle çözülebilecek olan bu düğüm zorlama bir trajediye sürükleniyor. Yazarı eleştirdiğim bir diğer nokta bu. Hemen her kitabında karakterlerin içine büründüğü hava çok yapay, zorlama bir ahlaki tutum, Yeşilçamvari bir dram ve sonrasında gelen trajik sonlar; bunları daha doğru şekilde kurgulayarak vermek istenen mesajın, okuyucuda hissettirilmek istenen dramın yine hissettirilebileceğini düşünüyorum. Öyle ki kitabı okurken kendini "Damgalı" olarak gören İffet bir süre sonra okuyucuyu bunaltmaya başlıyor çünkü İffet'in tutumu oldukça yapay, yüzeysel kalıyor. Karşılaştığı birkaç ufak durum onda hemen infial yaratıyor ve derin bunalımlara sürüklüyor fakat biz neden bu kadar ağır bir bunalım yaşıyor bunu tam olarak hissedemiyoruz bu konuda yazar, anlatımı derinleştirerek bu duyguyu tam olarak
Edebiyat
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,177 okunma
Tanpınar'ı Anlamak Üzerine
10/10
·415 syf.··
2025 6. kitabı
Tanpınar'ın ilk romanı olan Huzur, günümüzde Türk edebiyatının en önemli klasiklerinden biri sayılıyor fakat maalesef ki diğer klasiklerimiz gibi hak ettiği değeri görmüyor. İçimizden kaç kişi Tanpınar'ı ve onun döneminin aydınlarını anlamak için çaba sarf ediyor bilmiyorum bana kalırsa bu sayı oldukça az, tam olarak da bu sebepten dolayı bu esere değer verilmediğini düşünmekteyim. Hemen hepimiz okul çağında gerek öğretmenleri gerekse büyükleri tarafından Tanpınar güzellemeleri duymuşuzdur ama neden övüldüğünü, neden kıymetli ve okunmaya değer olduğunu hiç düşünmemişizdir daha doğrusu kimse bize bu konuda bir fikir vermemiştir. Tanpınar diğer yazarlarımızda olduğu gibi okunup anlaşılmamış ve anlaşılmak adına da pek çaba gösterilmemiş bir münevver. Onun garp ve şark, eski ve yeni, geçmiş ve gelecek hakkındaki çıkarımları bugün dahi geçerliğini koruyan, yol gösteren, zihinlerde bir meşale yakan cinsten fikirler barındırıyor. Ne yazık ki biz bu fikirleri oturup tartışmak, kendimize varsa şayet bir yol çizmek, yönümüzü tayin etmek ve tam olarak ne olduğumuzu anlamak yerine etrafımıza vasat tavsiyelerle "Büyük yazar, mutlaka okunmalı, çok büyük adam" tarzında söylemlerde bulunuyoruz. Peki Tanpınar'ı büyük ve değerli kılan nedir biraz da bunu konuşmalıyız. Tanpınar yaşadığı dönem içinde herhangi bir siyasi ideoloji içine girmeyip, kendini herhangi bir tarafın adamı olarak nitelendirmemiş, şahsi çıkarları uğruna birilerinin işine yarayacak fikirleri pazarlayan, toplumu ferdi menfaatler uğruna yanlışa sürükleyenlerden de olmamış. O hemen her eserinde ve her konuşmasında bizatihi ferdin ne yapması gerektiğini yine ferdin kendisine anlatmaya çalışmış, toplum olarak yönümüzü tayin etmek adına ne yapmalıyız, bir doğulu mu yoksa batılı gibi mi yaşamalıyız, geçmişte mi yoksa
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Reklam