Meseleye şöyle bakmak lazım aslında: Ben emperyalistlerin yerinde olsam ne yapardım? Kesinlikle, İslami grupların hepsini (partileri, cemaatleri, tarikatleri) kontrol etmeye ve yönlendirmeye çalışırdım. Özellikle ılımlı-yumuşak bir tanesini seçer, besler büyütür, istediğim kıvama getirir; diğer grupları da 'radikal' olmakla suçlardım. Sonra da bunları birbirine düşürmek isterdim. Bu kadarcık aklımla bunu ben bile düşündüğüme göre, onlar da düşünmüşlerdir herhalde! Oğlum Hamza ağır ol! Bunların hepsini ajanlar yönlendiriyor değil ya? Su-i zanna sebep olacaksın. Birlik olalım derken, yeni tefrikalar oluşturacaksın. Hayır azizim; bunların içine ajanlar sızmıştır ya da sızmamıştır ben bilmem! Benim bildiğim şu: bir Müslüman, bağlı olduğu grubu, İslami ölçülere göre değerlendirebilecek donanıma sahip olmalıdır. Müslüman, herhangi bir gruba bağlı olsa bile, kurtuluşun ancak 'birlik, şûrâ ve istişare' ile mümkün olabileceğini bilmelidir. Müslüman, cemaatler üstü bir kardeşlik bilincine sahip olmalıdır. Yarın bizimkiler de Ortadoğu'daki gruplar gibi birbirine düşerse görürsünüz. Allah korusun.
Hadi öyle olsun. Peki başka ne yapardın oğlum Hamza? Yani emperyalistlerin yerinde olsan? Başkaaaa... Mesela, pastadan pay verirdim) Muhalifleri avlamanın en eski yöntemidir bu. Muhalifin kafasına vurursan daha da muhalif olur çünkü. Pastadan pay verirsen gevşemeye başlar. Mal, mülk, makam, mevki, para, iktidar...
Coştun oğlum Hamza. Başka? Başkaaa...
Mesela, onlara kendi kelimelerini unutturmaya çalışırdım. Fakat bu epey derin bir mevzudur, girmeyelim şimdi. Yapma be. Anlat biraz. Peki anlatayım. (Hiç de dayanamam.) Müslümanları modern mekânlarda modern araçlarla donatırdım: Medreselerden üniversitelere çekerdim onları; rahlelerden amfilere; kitaplardan internete çekerdim. Kalem