Ömer bir gün Muhammed'e, "Senin yanına iyi-kötü her kesimden insan gelir. Ne olur ne olmaz sen hanımlarına. Örtünün, evden dışarı çıkmayın desen iyi olur" diye teklifte bulunur. Bu teklif üzerine, örtünmeyle ilgili ayetler inmeye başlar. (Ahzâb Suresi, 33, 59. ayetler.)
Ayşe ise aynı olayı şu şekilde aktarıyor:
"Biz Muhammed hanımları tuvalet ihtiyaçlarımızı gidermek için geceleri 'Menasi' denen yere giderdik. Ömer de sürekli eşimiz Muhammed’e, 'Kadınlarına söyle kapansınlar ve evden çıkmasınlar' diyordu. Ömer'in bu teklifine karşı eşimiz bize herhangi bir yaptırım uygulamadı ve biz yine de dışarı çıkmaya devam ediyorduk. Bir gün yatsı vakti biz Muhammed hanımlarından Zem’an kızı Sevde, tuvalet ihtiyacını giddermek için dışarı çıkmıştı. O arada Ömer onu görmüş ve kendisine seslenerek, 'Ey Şevde, bak seni tanıdım' deyip onu uyarmıştı. Ömer'in bu seslenişinden maksadı, örtünme ayetlerinin bir an önce inmesini sağlamaktı. Sonuçta, Ömer bu olayı olduğu gibi Muhammed'e anlatınca, bu aşamadan sora dışarı çıkmamızı yasaklayan ve örtünmemizi emreden ayetler inmeye başladı."
Ayşe'nin anlattığı bu olaydan sonra, Muhammed'in kadınlarıyla ilgili olan ve onların evde oturmalarını ve kendilerini örtmelerini emreden yasaklayıcı ayetler inince, bu kez kadınlar zor durumda kalırlar. Zira, o günkü koşullarda evlerde tuvalet yoktu, Kadınlar bu takdirde ne yapabilirlerdi ki! Onlar bu mazeretini Muhammed'e anlatınca, o kendilerine, "Mazeret halinde çıkabilirsiniz" demek suretiyle koşullu bir izin verdi. Ancak bu kez sorun çözümlenmiş gibi görünse bile, ortada belki de pek göze çarpmayan ama, gerçekten çok ciddi olan bir sorun şudur ki, **Ömer'in isteği ve ısrarı üzerine getirilen söz konusu yasak, ayetle teyit edilirken; Muhammed'in, kadınlarına verdiği koşullu izin