Şair olma yolunda H.E.
Yıllarını ilme vermiş ve vermeye devam edecek olan okumayı,öğrenmeyi seven bir (mini) şairim sizlerle şiirlerimi paylaşmaktan onur duyarım
İnsta @sairden_sahifeler
Vazifeperver nefer, talime ve cihada dikkat eder, erzak ve tayinatını hiç düşünmezdi. Çünki anlamış ki; onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hattâ indelhace lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi, talim ve cihaddır.
İman ve Küfür Müvazeneleri - 25
Kalbin kemâli iki durumdan da berî olmasıyla mümkün-dür. Mesela ılık su ne sıcaktır ne de soğuktur; ikisinin ortasıdır. Sanki ılık su, soğuk ve sıcak vasfından berîdir. Cömertlik de bunun gibidir; savurganlıkla cimrilik arasındadır. Cesaret de korkaklıkla saldırganlık arasındadır. İffet de doyumsuzlukla iktidarsızlık arasındadır. Diğer ahlâkî sıfatların da aşırılıkları hep yerilmiştir. Aranan orta yoldur ve bu orta yolu bulmak da mümkündür.
"Ademoğlu yaşadığı sürece ondan şehvet, öfke, dünya sevgisi ve diğer ahlaki sıfatlar kopmaz. Bu itibarla terbiye ve eğitim boşunadır" Onların bu görüşü hatalıdır. Bir grup bu görüşe kapılarak mücâhededen maksadın bu vasıfların hepsini yok etmek olduğunu zannetmişlerdir. Oysa ne kadar da yanlış düşün-müşlerdir! Mesela şehvet fayda için yaratılmıştır ve bu, in-san fıtratında zarûrî olan bir husustur. Mesela yemek şehveti kesilmiş olsa insan ölürdü. Cinsî şehvet kesilmiş olsaydı nesil yok olurdu. Eğer öfke şehveti tamamen yok olmuş ol-saydı o zaman insan, gelecek olan tehlikelere karşı kendi-sini koruyamaz ve helâk olurdu. Şehvetin aslı kaldığı sürece şehvete ulaştıracak mal sevgisi de kalır. Bu durum da onu mal biriktirmeye sevk eder. İnsandan istenen şey kendisinde bulunan bu vasıfları tamamen yok etmesi değildir. Bilakis insandan istenen şey; bu duygularını ifrat ve tefritten kurtarıp orta yola sokması, mutedil olmasıdır.