başka hikayelere benzemesi ağırıma gidiyordu. Ne zaman bir şeye el atsam, Müzeyyen, Meksikalı ya da bilmem nereli bir yazarın ya da bir kitabın adını veriyor ve oralarda da benzer şeyler olduğunu söylüyordu. Her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu ? Bana ait tek kişilik bir iskemle, oda yok muydu bu dünyada?
Bir erlerde, sesi mor hareli Müslüm abim söylüyor ya da bana öyle geliyordu : '' Bu dünyada yerim yokmuş, yokmuş. Keşke bir yalan olsaydım, olsaydım.''
Acil çıkış kapılarını bulamayanların ve aramaktan vazgeçmiş olanların, koşulları yırtamadığı için kendini yırtmışların ruhlarında yeraltı nehirleri gibi akan Samsunlu Orhan abim işi biliyordu : '' Kula kulluk edene, yazıklar olsun.'' Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör