Kapıda oturuyor, doğa manzarası renkleri ve sesleriyle gözlerime ve kulaklarıma ziyafet veriyor ve -kendim için- beklerken bestelediğim anlaşılmaz şarkıları yavaşça söylüyorum.
Yazmak, ağıt yakmak gibidir, bir terapidir; yazmasa belki de delireceğini düşünür. Bir aralık, bir tenha bulması, nefes alması gerekir. Bunun yoluda yazmaktır.