Canım yaşamak istiyor, ben de, mantığım ne derse desin yaşıyorum. Varsın dünyanın gidişine inancım olmasın, ama baharda yetişen pırıl pırıl ağaç yaprakları, mavi gök, kimi vakit inanır mısın, niçin sevdiğimi bilmediğim bir insan ruhuma öyle yakın geliyor ki, çoktandır inanmadığım halde eskilerin anısına saydığım insan yiğitliğine değer veriyorum.
Onların dualarının, gözyaşlarının boşa gitmesi mümkün mü? Kutsal, vefalı bir sevginin, fedakar bir sevginin sonsuz bir gücü olmaması mümkün mü? Bu mezarda olan yürek ne kadar ihtiraslı, ne kadar günah işlemiş, ne kadar isyancı olursa olsun, üstünde biten çiçekler bize masum gözleriyle sakin sakin bakarlar. Bu çiçekler bize, yalnız sonsuz huzuru anlatmazlar, onlar bize aynı zamanda o sonsuz barışı, ölümsüz bir hayatı anlatırlar.