Seda Güvenç

Seda Güvenç
@Hevesli__okur
En çok kuvvetli olmak demek ise; manen, ilmen , fennen, ahlaken kuvvetli olmak demektir. Askeri kuvvet en son gelir.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Köy enstitülerinden bugün ne derecede yararlanılabilir?
Çocuklarımız ve gençlerimiz önce iş yapmayı ögrenmeli; okullar insanı ve yaşamı yükseltmeye yaramalıdır.Enstitülerde haftalık 44 saatlik çalışmanın %50’si ders,%50’si iştir. İşinde yarısı tarım, yarısı yapıcılık ,marangozluk, demircilik, dokuma, biçki dikiş, örgü, yerine göre arıcılık, ipek böcekçiliği, balıkçılık gibi bölümlere ayrılırdı. Öğrenciler ve öğretmenler Üretir ama temrin eğitiminde olduğu gibi ürettiklerini çöpe atmaz, bunları kullanırdı. Enstitülerde öğrenciler kız erkek bir arada eğitim öğretim görür, yönetime katılırdı. Çalışmalar hafta sonlarında demokratik anlayışla eleştirilirdi. Özgür okuma, ulusal oyunlar, yurt türküleri, yurt gezileri gibi etkinliklere bol bol yer verilirdi. Öğrencilerle öğretmenler yemekleri birlikte yer, hafta sonlarında birlikte eglenirlerdi. Yaşam geçimli aile örneklerinde olduğu gibi, mutlu ve tatlıydı. Size bir soru daha sorayım: bunların hangisi dışlanabilir? Sorular çok. Bence bugün bunların hepsinden yararlanabiliriz. Ama nasıl, kiminle? Bizim akıllı yöneticilerimiz 40 yıldır daha çok emperyalizmin yararına olan yaban akıllara değer veriyor. Kendi uzmanlarımız ,yurtsever öğretmenlerimizi yadsıyor, kıyıyor, eziyor. Köy enstitülerinin kurucu bakanı Hasan Ali Yücel’e kurucu genel müdür Hakkı tonguç’a yapılan nankörlük sınırını aşar, oralarda okuyup yetişenlere yapılanlar ise tarihe yazılacak derecede örnekleridir.
Sayfa 55 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sekizinci Bölüm
İnsan kendi mutluluğundan yalnız kendinin haberdar olmasıyla kanaat etmez, herkesi de haberdar etmek ister.hatta bir insan esasında mutlu değilse bile, etrafa kendi mutluluğunu inandırmak için hilekarlığa ve yalancılığa bile düşer.
Sayfa 111 - Kültür yayınları,Rakım Bey·Kitabı okudu
Alıntı
Otobüsteki çağdaş kadına dikilen bakışlar
Neden kendi yakınlarında aradıkları kadını yaratamıyorlar? Kendilerinin beğenip, birlikte olmaktan kıvanç duyacakları bir kadını, başkalarının da beğenmesinden mi korkuyorlar? Ve bu korku nereden geliyor? Kime güveniyorlar? Yoksa kendileri gibi düşünen erkeklerin bolluğuna mı?
Sayfa 126 - İnkılâp yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
İsmet paşa, Barış’ı elde etmek için giriştiği mücadele hayatının en üzücü zamanlarını yaşadı. Bir masa üzerine, devletin en Çetin meseleleri konmuştu. Bütün devletler birleşmişler, bir şey vermemeye ve Türkiye’ye eski Osmanlı devletine yaptıkları gibi muamele etmeye çalışıyorlardı. Her meseleyi imkanları ve imkansızlıklarıyla, nereye kadar çekmek ve nerede gevşetmek gerektiğini gösteren bütün şartlarıyla Ankara’ya anlatabilmek başlı başına büyük bir meseleydi.
Sayfa 517 - Kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı