LOZAN
"Bütün Türk tarihinde hiçbir Türk devlet adamı, bu kadar karışık ve güç şartlar içinde memleketinin haklarını savunmak mecburiyetinde kalmamıştı."
☆
Lozan Konferansı, Cumhuriyet yolundaki en son ve en önemli adım olduğunu bilmeyen yoktur diye düşünüyorum..
Lozan Konferansı 20 Kasım 1922 'de başlar, Şubat - Nisan ayları arasında ara verilir.
Ne oldu Paşam?
"Ne olacak, hiç.. Esaret altına girmeyi kabul etmedik."
24 Temmuz 1923 'te tam saat üçü dokuz geçe İsviçre'de imzalanarak Kurtuluş Savaşı'nın askeri zaferlerini siyasi ve uluslararası alanda tesciller.
Ali Naci Karacan Türk basın tarihinin önemli gazeteci, yazar ve gazete sahiplerinden biridir. Aynı zamanda Lozan Barış Konferansı'nı yerinde izleyen Türk gazeteciler arasındaydı. Lozan'ı sadece bir antlaşma metni olarak değil, bir barış süreci ve yeni bir uluslararası düzenin kuruluşu olarak birinci elden belgelerle inceler.
İtilaf Devletleri'nin tutumunu, Türk temsilcilerinin İsmet Paşa liderliğindeki heyetin diplomatik mücadelesini ve perde arkasını okurken; bir madde ve bir kelime için günlerce nasıl tartışılır, bir kelimenin bile ne kadar büyük bir önem taşıdığını bu kitabı okurken öğrendim. İsmet İnönü 'ye saygım kat kat arttı, ciddi anlamda büyük bir mücadele verdi ve kazandı. Helal olsun..
Kitapta, İsmet İnönü 'den sonra İngiliz temsilcisi Lord Curzon 'un konuşmaları da fazlasıyla dikattimi çekti. İyi oynadı..
Savaşların sadece cephedeki çatışmalardan ibaret olmadığını, masada yapılan savaşların da çok önemli olduğunu bir kez daha anlamış oldum.
Bir tarafta Türkiye ve karşısında yedi devletin delegeleri..
Türk delegeler heyeti, Osmanlı İmparatorluğu'nun çürümüş enkazı arasından yeni Türkiye devletinin sağlam yapısını yükseltebilme sırrına erebildi..
İsmet Paşa, mükemmel bir asker olduğu kadar