Tahmini Okuma Süresi:
17 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
600
Basım Tarihi:
2014
İlk Yayın Tarihi:
1971
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN:
9944887236
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Lozan
Puan vermedi·600 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2023 02:13
Devletimizin ve milletimizin tarihinde yadsınamaz bir yeri olan Lozan Konferansını oldukça detaylı bir biçimde ele alan eşsiz bir eser. Lozan Konferansını gün gün inceleme, anlama ve yorumlama için mutlaka okunmalı. Zira Lozan bizim için sahada kazandıklarımızı masada kaybetmemek için gösterdiğimiz bir direniş aynı zamanda. Bunu anlamak ve yorumlamak için detaylara inmek , konunun önemini ve hassasiyetini kavramak çok mühim. Milletimiz savaşı kazandı ama karşımızdaki devletler için biz hala yıllardır toprak kaybeden, ekonomik yönden çökmüş, isyanlardan bitap düşmüş, itibarını imzalamak zorunda kaldığı anlaşmalarla tamamen kaybetmiş, son bir gayret direniş ve çaba ile elinde kalan ülkesini düşmanlardan temizlemiş ve en mühimi yeni kurulmuş bir devletiz. Her şeyden önemlisi devletimizi katiyen ciddiye almayan, tüm dayatmalara boyun eğeceğimizi zanneden devletler karşısında gösterdiğimiz gayreti anlamak açısından çok mühim bir eser. Eser sadece Lozan Konferansını anlatmıyor aynı zamanda o dönemin koşullarını, ülkemizin yaşadığı zorlukları hissettiriyor. Gösterdiğimiz çaba takdire şayan. Gösterdiğimiz fedakarlıklar ve tabii kazanımları da çok net anlayabiliriz. Mutlaka okunması gereken eserlerimizden. Unuttukça mutlaka tekrar tekrar okuyacağım. LozanLozan Ali Naci KaracanAli Naci Karacan
1000Kitap
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
LOZAN Antlaşması hakkında okuduğum en güzel kitaplardan birisi..
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 23:00
LOZAN "Bütün Türk tarihinde hiçbir Türk devlet adamı, bu kadar karışık ve güç şartlar içinde memleketinin haklarını savunmak mecburiyetinde kalmamıştı." ☆ Lozan Konferansı, Cumhuriyet yolundaki en son ve en önemli adım olduğunu bilmeyen yoktur diye düşünüyorum.. Lozan Konferansı 20 Kasım 1922 'de başlar, Şubat - Nisan ayları arasında ara verilir. Ne oldu Paşam? "Ne olacak, hiç.. Esaret altına girmeyi kabul etmedik." 24 Temmuz 1923 'te tam saat üçü dokuz geçe İsviçre'de imzalanarak Kurtuluş Savaşı'nın askeri zaferlerini siyasi ve uluslararası alanda tesciller. Ali Naci Karacan Türk basın tarihinin önemli gazeteci, yazar ve gazete sahiplerinden biridir. Aynı zamanda Lozan Barış Konferansı'nı yerinde izleyen Türk gazeteciler arasındaydı. Lozan'ı sadece bir antlaşma metni olarak değil, bir barış süreci ve yeni bir uluslararası düzenin kuruluşu olarak birinci elden belgelerle inceler. İtilaf Devletleri'nin tutumunu, Türk temsilcilerinin İsmet Paşa liderliğindeki heyetin diplomatik mücadelesini ve perde arkasını okurken; bir madde ve bir kelime için günlerce nasıl tartışılır, bir kelimenin bile ne kadar büyük bir önem taşıdığını bu kitabı okurken öğrendim. İsmet İnönü 'ye saygım kat kat arttı, ciddi anlamda büyük bir mücadele verdi ve kazandı. Helal olsun.. Kitapta, İsmet İnönü 'den sonra İngiliz temsilcisi Lord Curzon 'un konuşmaları da fazlasıyla dikattimi çekti. İyi oynadı.. Savaşların sadece cephedeki çatışmalardan ibaret olmadığını, masada yapılan savaşların da çok önemli olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Bir tarafta Türkiye ve karşısında yedi devletin delegeleri.. Türk delegeler heyeti, Osmanlı İmparatorluğu'nun çürümüş enkazı arasından yeni Türkiye devletinin sağlam yapısını yükseltebilme sırrına erebildi.. İsmet Paşa, mükemmel bir asker olduğu kadar
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
10/10
·600 syf.··
2023 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 23:03
Lozan Barış Antlaşması Milli mücadele döneminin en önemli antlaşmasıdır desem buna itiraz edecek yoktur herhalde. Günümüzde Lozan polemiği ve 100’üncü yılında antlaşma sona erecek zırvalıkları devam ederken bu konu hakkında bir kitap okumak beni çok mutlu etti ve iyi ki okumuşum dedim. Bir antlaşma nasıl yapılır, her madde hatta her kelime için günlerce nasıl tartışılır bunları öğrenmiş oldum. Türkiye’yi temsil eden İsmet İnönü’ye saygım ve merakım bir kat daha arttı. İnönü’nün yanında İngiliz temsilcisi Lord Curzon da en dikkatimi çeken isimlerden biri oldu. Curzon konuşmalarında bazen beni bile ikna etti. Lozan görüşmeleri başlamadan ülkemizin hangi tarihi olaylardan geçtiğini kronolojik olarak yazmak istiyorum. Büyük Taarruz 26 Ağustos - 18 Eylül 1922 Mudanya Antlaşması 11 Ekim 1922 İstanbul’a İlk Giriş 18 Ekim 1922 Saltanatın kaldırılması 1 Kasım Vahdettin’in Kaçışı 17 Kasım 1922 Lozan Konferansı 20 Kasım 1922’de başladı. 4 Şubat - 23 Nisan 1923 ara verildi ve 24 Temmuz 1923’te imzalandı. Antlaşma süresince Türkiye’nin karşısında yine İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan hatta Amerika ve Japonya vardı. Her biri tek bir ağızdan ne koparabilirsek kâr politikasıyla Türkiye’yi sömürmeye çalışıyorlardı. Fakat şunu unutmuşlardı. Sevr’i imzalayan Osmanlı Devleti yoktu karşılarında. Görüşmeler başlarken Türkiye’nin önüne sunulan Sevr’e benzer metin ile en son imzalanan metin arasında neredeyse hiçbir benzerlik yoktu. Anlatılacak o kadar çok şey var ki! Mesela Türk-Yunan sınırı. Meriç Nehri doğal sınırımız olarak belirlendi. Fakat Karaağaç bunun dışında kalan bir bölge. Antlaşmada Karaağaç’ı alabilmek için Türkiye, Yunanistan’dan alacaklarından vazgeçti. Bunun karşılığında Karaağaç’ı ve Yunanistan’ın esir aldığı Türk gemilerini geri aldı. Ayrıca antlaşmanın başında
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 17:41
Kitabında vurguladığı gibi günümüzde bile bu nitelikte ve derinlikte bir eser bulunmuyor. Lozan Konferansı'nı bir gazetecinin gözünden en önemlisi de ilk elden okumak büyük bir ayrıcalık. Sadece kamera önünü değil ama olayların olduğu sırada gerek ülkemizin gerek diğer temsilcilerin içinde bulundukları durumları ve davranışlarını gözlemleyebiliyoruz. O dönemde olan olayları genel tarih içinde biliyoruz, bu kitap sayesinde bunların sebep ve sonuçlarını daha açık bir düzenleme görüyoruz. Ne yazık ki günümüzde İsmet Paşa hakkında yeterli kaynak görmemiyoruz Lozan'da İsmet Paşa'yı ve karakterini her zaman izlediğimiz savaş meydanlarında değil de bir anlaşma masasında görmek bambaşka bir deneyimdi. Bu kitap önerim olmakla birlikte gelecek zamanlarda da kullanılacak gayet donanımlı bir kaynak materyal teşkil etmektedir.
Edebiyat
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2017 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2017 20:57
Bu kitabı her aklı başında insanın okuması lazım. Lozan antlaşması nedir, kimler arasında imzalanmış, niye imzalanmış bunları bilmeden abuk subuk adamlar çıkıp yok efendim Lozan Antlaşması yüz yıllıkmış, 2023'de antlaşma sona eriyormuş, gizli maddeleri varmış filan da filan daha ne herzeler. Okumadan atıp tutan insanların ülkesi burası, çok da beklentiyi yüksek tutmamak lazım ama işte insan sinirleniyor, cehalet en büyük, en güçlü düşmanımız, maalesef yenemiyoruz bir türlü.
Lozan Barış Antlaşması
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
Lozan Barış anlaşması
10/10
·600 syf.··
2025 6. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 15:16
Lozan barış anlaşması görüşmelerine katılan bir gazetecinin görüşmelere dair notlarını içeriyor. Anlaşmanın ne şartlar ve zorluklarda yapıldığını görmek açısından oldukça iyi bir kaynak. Kitabı okuduğunuzda aslında Lozan anlaşmasının ne kadar büyük bir siyasi başarı olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Sonunda Nutukta Atatürk’ün karşılaştırmalı olarak Sevr ve sonraki tekliflerle Lozandaki maddeleri anlattığı bir alıntı yine nereden nereye gelindiğini göstermesi açısından çok faydalı.
1000k
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2017 105. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2017 12:21
Ortalıkta Lozan ile ilgili saçma sapan bilgiler dolaştığı için Lozan araştırması yapmam gerekiyordu. Bu kitabı okuduktan sonra Lozan konusunu daha iyi araştırmaya karar verdim. Kitabın verdiği bilgiler, bir-çok soru doğurdu. Yazar Ali Naci Karacan, Lozan'da gözlemci olarak bulunmuş. Bu yüzden bilgiler önemli.. Fakat 1943'te basıldığından tamamen İsmet İnönü açısından bakılmış. Ancak çok faydalı oldu benim için...
Tarih
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
Lozan
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
Herhangi bir konu üzerine yapılan araştırmaların ve elde edilen bilgilerin kağıda dökülmesi durumunun objektif bir şekilde gerçekleşebileceğini şiddetle düşünmeyen ve bu düşüncemi ısrarla savunan bir okuyucuyum. Bir araştırma yapılıyor ise; araştırmacı istem dışı da olsa, araştırma esnasında kafasında oluşan soruların cevaplarını kağıda yansıtmadan duramıyor. Bu yüzden tarihi olaylarla ilgili bir kitap okumam gerekiyorsa, yazılan dönemi yaşamış olan bir kişinin kaleminden okumayı tercih ederim. Peki, bu durum kesin doğruluğu olan bilgilere ulaşmamızı sağlar mı ? Bu sorunun cevabını "evet" olarak vermekten en ufak bir çekincem dahi yok. Dönemi yaşayan kişiler, tarafından verilen bilgiler kesindir. Lakin; olayın nedeni ve gelişme biçimi gayet taraflı yansıtılabilir. Gerçekleşen bir olayın; neden ve nasıl gerçekleştiğini tarafsız bir şekilde bize vermese de gerçekleşen olayı doğru bir şekilde bizimle paylaşacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Paylaşılan olayın, neden ve nasıl gerçekleştiğinin en doğru halini ise; aklınıza takılan soruların cevaplarını mantıklı bir sona bağlayarak, yalnızca siz elde edebilirsiniz. Ali Naci KARACAN, o dönem toplantının yapıldığı salonda bulunan bir gazeteciydi. Bu durum; olayı, o dönemi yaşamamış olan kimselerin kitabından okumaktansa bu eserden okumayı daha mantıklı kılıyor.
1000Kitap
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
Lozan Antlaşması
7/10
·600 syf.··
2022 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 00:00
Kitap Lozan Antlaşması'nı gün gün neredeyse anlatması, her iki tarafın konuşmalarına yer vermesi ve gazetelere yansıyanları dahi konu edinmesini gayet beğendim. Kitabın okunması ve şuan ki Türkiye'nin ana hatlarını çizen bir antlaşmanın hakkında asgari bilinmesi gerekenlerin bir özeti mahiyetinde olmuş.Lozan Antlaşması ile ilgili okudukça keşke dediğim tabiki bir kaç nokta var. Bu noktaları kitabı okuyacak arkadaşlarında dikkatle incelemesini, yazarın kendi düşüncelerini aktardığı kısımlara değil madde madde antlaşmanın üzerine konuşulanlara odaklanmasını tavsiye ederim ve tarihi kitapların da zaten böyle ele alınması gerekir. Birinci düşüncem şu ki Rus delegesi Çiçerin'in bizim adımıza dahi yaptığı savunmaları görünce İsmet Paşa (Askeri başarıları ve askeri yetenekleri biliniyor zaten) başarılı bir asker olabilir ama onun yerine güçlü bir diplomat gönderilebilirdi diye düşünüyorum. Adalar konusunda ne kadar eksik kaldığımızı, Limni Adasını mevzu bahis bile etmeyi unutmamızı bunu İngiliz delegesinin Türk Heyetine hatırlatması.On iki Adaları istemek bir yana sadece borçlarını konuşmamız ve taşlık kayalık diye 2 km ötedeki Meis Adasını verirken(Lozan antlaşması kesintiye uğradığı dönemde Türkiye'den müttefiklere gönderilen antlaşma teklifinde ve notada Meis adası unutulmuştu bunuda bizlere karşı görüşmeler başlandığında kullandılar), Romanya'da bulunan Adakale için Türk heyetinin çabalaması. Misak-ı Milli ilkesi ile gittiğimiz Lozan'da Misak-ı Milliye dahil olmasına rağmen"Batum","Kıbrıs"ve "Batı Trakya" gibi yerleri Romanya'da ki Adakale kadar bahis etmememiz. Hatta Trakya sınırında Dedeağaç'ı Bulgarlar'da isteyince onlardan yana tavır takınmamız. Musulu bizlere teklif ettiklerinde Kerkük ve Süleymaniye'yi bizlere teklif ettiklerinde Musul üzerinde bir ısrar gösterip
Tarih-Araştırma
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma
Puan vermedi·600 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 00:10
Bilgi sahibi olmadan yorum yapanların çok olduğu konulardan birisinin de “Lozan Antlaşması” olduğunu düşünüyorum. Lozan görüşmelerinin bizzat tanıklarından birisi olan Ali Naci Karacan, o dönemin havasını çok iyi yansıtmış. Görüşmeler sırasında yaşananlar oldukça merak uyandırıcı. Aylar süren toplantılar, sonuçsuz tartışmalar, İtilaf devletlerinin bunaltıcı baskıları, Türk delegesinin bu baskılara karşı takdir gerektiren sabrı ve direnişi, hatta çeşitli suikast girişimleri. Rus delegesi Vorovski’nin Lozan’da bir suikast sonucu öldürülmesi olayı da aslında bu görüşmelerin ne kadar zor şartlar altında yapıldığını göstermektedir. Dönemi daha iyi anlamak için bu tür anı kitaplarının okunması taraftarıyım. Kitapta özellikle üzerinde durulan noktalardan biri de Fransa ile yaşanan krizdir. Lozan Görüşmelerinde siyasi ve askeri sorunların bile çözüme ulaştığı dönemde Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar sorununun son ana kadar Avrupa devletleri tarafından bir baskı unsuru yapıldığını görmekteyiz. Öyle ki bu ekonomik sorunlarda bizi en çok uğraştıran ülke Fransa olmuştur. Görüşmelerin, bu sorunların çözümü ile bitmesi ve antlaşmanın imzalanması, zamanında yapılan hataların bir devleti ne kadar zor duruma düşürdüğünü göstermektedir. Kitabın sonunda Atatürk’ün anlatımıyla Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan itibaren Türklere düşman devletlerin sunduğu 4 barış önerisinin karşılaştırması yapılır. Bunlar Sevr Antlaşması, I.İnönü Savaşı’dan sonraki teklifleri, Sakarya Zaferi’nden sonraki teklifleri ve Lozan Antlaşması’dır. İkinci ve üçüncü teklifler zaten Sevr’in ufak çapta değiştirilmiş halleridir. Bu karşılaştırmayı iyi okuyarak da Lozan’ın önemini kavrayabiliriz.
LozanAli Naci Karacan · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014192 okunma

Yazar Hakkında

Ali Naci KaracanYazar · 1 kitap
Gazete sahibi Ercüment Karacan'ın babası, Number 1 FM radyosunun sahibi Ömer Karacan'ın büyükbabasıdır. Fransız Ererler Okulu'nu ve Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Gençliğinde Servet-i Fünun'da aruz vezniyle şiirleri yayınlandı. Tasvir-i Efkâr gazetesinde üç yıl çalıştı; sonra İkdam'a geçti. Bu gazetede İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni eleştiren yazılar yazdı. Vakit'te yazı işleri müdürü oldu. I. Dünya Savaşı'na çevirmen olarak katıldı. İki arkadaşıyla birlikte Türk Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen Akşam gazetesini yayınladı. Akşam'da Necmettin Sadık Sadak ve Falih Rıfkı Atay ile birlikte çalıştı. Lozan Antlaşması dolayısıyla İsviçre'ye gitti. İkdam'ı yeniden çıkardı, gazete kapanınca Viyana'ya gitti. 1931'de Viyana'dan döndü, sırasıyla Politika ve İnkılap gazetelerini yayınladı. Bunlar da kapandıktan sonra 1935'te Tan gazetesini kurdu. 1936'da Tan'dan ayrılıp Anadolu Ajansı temsilcisi oldu. 1948'e dek yurt dışında kaldı. 1950'de Milliyet gazetesini kurdu. Milliyet'in "Anayasa"sı adını verdiği yayın programını ve biçimini Peyami Safa ve Cemil Cahit Toydemir'le birlikte hazırladı. 1955'te geçirdiği kalp kriziyle hayata veda etti.