Şurama dayanıyorum ibrahim, bütün kemiğimle bıçağa
bir uzağın sırtı gibiyim yakışmıyorum dünyanın hiçbir penceresine.
Ben değilim nergislerle beklenen.
Değilim morsüsen, çatkapı bir otobüs sevinci.
Beni bıçağına ısmarla ibrahim, elinden hicbir şeyin gelmediğiyim.
Yolda belki allah bulurum,
yolda belki cehennem
Beni üzülmüş bir çocuğun kalbine ısmarla
ibrahim baltanın suçu yok, sevmek puttan eskidir, bilmiyorsun.
Yaşamak da bazen intihardır ibrahim, yaşamak da küfür.
Uyanmakla edilen hata iyi şeylerden bahsetmekle devam ediyor
yemyeşil kör oluyorum, yemyeşil kör ediyor burada devlet beni
Düzelt beni, horgör, beni parçala, suyla söndürülmüyor yangın.
kemiğimi bıçağa, beni allaha ısmarla ibrahim.
Çok haklı kaybediyorum, bilmiyorsun...
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim
Çünkü kimse hissetmediği şeyi önemsemek istemiyor. insanlar hissetmeden anlamıyorlardı.
Bizim koca çığlıklarımız onlar için bir fısıltı bile etmiyordu.