Kendisiyle sevişmediğimiz, birlikte ölmediğimiz bir şey var mı? Guattari böylece psikanalizi, bilinçdışının -gerçekte arzu nesnelerini belirleyen- toplumsal-politik içeriklerini sistemli bir biçimde ezmekle eleştirebilir. Psikanalizin, bir tür mutlak narsisizmden (Das Ding) yola çıkarak "iyileşme" adını verdiği bir toplumsal uyum idealine vardığını; fakat bu yaklaşımın, sembolik ve soyut bir bilinçdışının keşfi uğruna kurban edilmesi değil, tersine keşfedilmesi gereken tekil bir toplumsal çoğulluğu gölgede bıraktığını söyler.
Aşklarımız, cinsel tercihlerimiz mitik bir Anne-Baba'dan türemekten çok, libidonun yatırımda bulunduğu akış etkileri ve kesişimleri, bir toplumsal-gerçeğin türevleridir.
Politik bir militan ile bir psikanalistin aynı kişide bir araya geldikleri ve birbirlerinden ayrı kalmak yerine, birbirlerinin içine, birbirlerinin yerine ve birbirleriyle iletişime geçtikleri durumlar olur. Reich'tan beri son derece ender görülen bir durumdur bu. "Ben"in bütünlüğü problemi, hiçbir şekilde Pierre-Felix Guattari'yi ilgilendirmiyor. Ben, daha ziyade politik ve analitik güçlerin bir kuşatması sonucu ortadan kaldırılması gereken şeyler arasındadır. Guattari'nin "hepimiz küçük birer grubuz"sözü, yeni bir öznellik arayışını, bir beni, daha da kötüsü bir üstbeni oluşturmaya can atan bir bütünlüğe hap solmuş bir öznellik arayışını değil, bölünebilir, çoğaltılabilir, geçişli ve iptal edilebilir birçok gruba aynı anda yayılan bir grup öznelliği arayışını ifade eder.
Tanrı'nın yerine insanı koymak şüphesiz yeterli olmayacaktır. Ve eğer bu yer ölümün yeri ise, Tanrı'nın ölümü aynı zamanda insanın da ölümü demektir; umuyoruz ki ancak yapı içinde ve yapının dönüşümü sayesinde gelecek yeni bir şeyin lehine olacaktır bu. insanın imgesel niteliği (Foucault) veya humanizmin ideolojik niteliği (Althusser) böyle ortaya çıkar.