Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul'un Tanpınar'ın gözünden ve kalbinden gerek tarihi gerek kendi devrinin izleriyle birlikte okunduğu bir kitap. Tanpınar'ın kendine has üslubuyla yazılmış kitap, kimi yerlerde o kadar şairane bir anlatıma sahipti ki hayran ola ola okudum. Özellikle Ankara bölümü büyük bir milliyetçilik duygusuyla yazılmış olup kısa bir bölüm olmasına rağmen en etkilendiğim bölüm oldu. İstanbul bölümünde ise tarih anlatımı fazla olmasına rağmen; özellikle Osmanlı'nın yükseliş ve çöküş dönemlerinde İstanbul'un nasıl bir değişim yaşadığını ve bunun mimariye, şiire, resime ve daha birçok sanata; gerek saray çevresinin, yüksek zümrenin gerek halkın yaşayışına nasıl yansıdığını adım adım takip edebiliyoruz.
Hem mekan mekan dolaşıp hem tarihin izini sürmek hele ki Tanpınar'ın üslubuyla bunu yapmak çok zevkliydi.