...her defasında eskimiş etiketlere benzeyen silik bir gülümseme eşliğinde usulca uzatıyordu insanlara.Aslında,bir türlü yerine oturmayan bu yapıştırma bıyık tadındaki gülümseme hareketlerine hiçbir şey katmıyor,tam tersine,iğretiliği yüzünden onları sanki içinde bulundukları zamanın dışına çıkarıp büsbütün mecalsiz bırakıyordu.
Yaradılışımız gereği her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle kıyasladığımız için, her türlü mutluluk ve kederi, Kendi bütünselliğimizi oluşturan nesnelerde buluyoruz, işte bu durumda en tehlikeli şey yalnızlıktır.