Çoğu zaman öyle bir acele içindeyizdir ki konuşmaya fırsatımız kalmaz. Sonuç, günden güne sonsuz bir sığlaşma ve kişiyi, zaman geçip gittikten sonra, geçen yıllara şaşmaya ve üzülmeye götüren bir tek düzeliktir.
En eski çağlardan beri denenmiş bir şey bu: başa geçen geçtiği güne kadar istenir. Varlığında sevilmeyi hak edip de hor görülen, yoklugunda başlar sevilmeye.