Bir insan kısa bir zaman içinde olsa, ruhu neyin yücelttiğini bir kez anladıktan sonra kendisini bencilliğe, küçüklüklere, önemsiz aksilikler yüzünden üzüntüye kaptırmaz ve alın yazısından korkmaz. Ruhen yücelme yeteneği bulunan, evrenin her köşesinden esecek rüzgarlara zihninin pencerelerini açık tutar. Kendisini, hayatı ve dünyayı elinden geldiği kadar doğru bir biçimde görür. İnsan ömrünün kısalığını anlar ve her insanın aklını, bilinen evrendeki değerler üzerinde topladığının da farkındadır. Bundan başka zihni dünyaya ayna tutanın bir bakıma dünya kadar büyük olacağını da bilir. Koşulların kölesi olanları saran korkulardan sıyrılmış olmaktan büyük bir haz duyar ve dış hayatının çalkantıları ortasında benliğinin derinlikleri mutlu bir insan olarak kalır.