Kaan Yakup TAN

Puan vermedi·288 syf.··
2026 14. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:18
“Gencin zihninden geçen görüntülerin konuşmaya sızdığına dair en ufak bir işaret yoktu.” Martin Eden, sevdiği kızın ailesinin yemek davetinde bu bilinç akışını yaşıyordu. (Sevdiği kızın ailesi… kulağa hoş geliyor.) Devam edeyim. Yengeç Dönencesi bana Jack London’u hatırlattı. Özellikle Martin Eden’deki iç monologlar ve bilinç akışı tekniğiyle kurulan yoğun psikolojik atmosfer… Okuyucuyu karakterin zihnine doğrudan taşıyor. Sanki onunla birlikte seyahat ediyor, yaşadıklarını birlikte deneyimliyor, hislerini iliklerimize kadar hissediyoruz. Aşkın insana ölümsüz ve her şeye gücü yeter gibi hissettirmesi… diğer yandan zor hayatlarda insanın ne kadar kırılgan, güçsüz ve çaresiz olabileceğini göstermesi… Ne anlatsam eksik kalır, mutlaka okuyun. Bir hayat yaşadım bu romanda, zor bir hayat, ve her güzel şey gibi kısa sürdü, bitti. Sn sevgili saygıdeğer, çok değerli, hep değerli önerenime teşekkür ediyorum.
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,051 okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
2021 22. kitabı
Kitabın adı bilinçaltından notlar da olabilirmiş. İnsanın kendine dahi söylemeye cesaret edemeyeceği şeyleri yazıp bir de yayımlatması çok büyük cesaret. Günümüzde bu kadar ince düşündüğünü insanlara belli ettiğin an deli dememe ihtimalleri yok. Dostoyevski, kitabının bir bölümünde Heine'nin bir sözünü alıntılayarak; inandırıcı bir otobiyografi yazmanın hemen hemen imkansız olduğunu, insanın kendisi hakkında mutlaka birtakım yalanlar uydurduğu iddiasından bahsediyor. Kitap sanki bu söze biraz da inat; insanın iç dünyasında, kendisine dahi söylemeye cesaret edemediklerini itiraf etmekten geri kalmayacak şekilde ortaya çıkarılmış gibi.. İnsanın iç dünyasını anlatırken; duyguları, zekası, bencilliği, ahmaklığı, acımasızlığı, her zaman mantıklı şeyler yapmayacağını, bazen çıkarının aksine bilerek ve isteyerek davrandığını çok açık bir dille anlatmıştır. Kitabın sonunda her şeyi Liza ile birlikte kendine de itiraf etmesi, "Bırakmıyorlar... iyi... iyi olamıyorum." demesi, eminim az kişiyi paramparça etmeden bırakacak bir son ile bitiyor. Kitabı üç yayinevinden dört defa okudum. Birden fazla okunması gereken ve Franz kafka'nın sözünü ettiği; “İyi bir kitap, okuyucunun kafasına bir balyoz gibi inmelidir.” Sözünü en iyi örneklerden biridir.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Puan vermedi·203 syf.··
2021 20. kitabı
En az iki defa okunması gereken, şiddetli beyin fırtınalarına neden olan bir kitap. Yazarın önsözü kısmında: "Müslümanlıkta, gecelerin gecesi diye anılan Kadir Gecesi'nde göklerin gizli kapıları ardına kadar açılır ve taslardaki su daha bir tatlılaşır; o akşamüstü yaşadığım duyguları o kapılar açılsa da bir daha yaşayamam." diyor. Ayaklarınızı yerden kesip, bilinmeyen dünyaların kapılarını ardına kadar açıp okuyucuyu içinde gezdiren, gözü açık düşler görmesine neden olan bir kitaptan fazlası... Tabi şunu da eklemeden geçmek olmaz; bir çok okuyucu kitabın karmaşık ve sıkıcı olduğunu düşüncesiyle yarım bırakmış olabilir. Evet hayat yanlış bir kitaba zaman ayırılmayacak kadar kısa ama o kitap bu kitap değil;)
FiccionesJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2013570 okunma
Geç kalmanın bedeli, kazanırken bile kaybetmektir.
9/10
·188 syf.··
2020 1. kitabı
Hamlet öyle olaylarıyla sürükleyen bir kitap değil; daha çok insanın kendi içinde kaybolmasını anlatıyor. Hemen harekete geçmek yerine sürekli sorguluyor, emin olmaya çalışıyor, plan kuruyor, vicdanını tartıyor. Her seferinde “biraz daha bekleyeyim” diyor. Bu bekleyiş yüzünden: - Masum insanlar ölüyor - Sevdiği kişiler zarar görüyor - Ve en sonunda kendisi de kaçınılmaz sona sürükleniyor Yani Hamlet aslında yanlış yaptığı için değil, doğruyu geciktirdiği için kaybediyor. Okurken şunu fark etmişsinidir: İnsan bazen neyin doğru olduğunu biliyor ama yine de yapamıyor, çünkü korku, şüphe ve düşünmek onu durduruyor. Hamlet karakteri bana şunu gösterdi: fazla analiz etmek insanı güçlendirmiyor, aksine felç edebiliyor. Zaten eserin en çarpıcı sorusu da bunu özetliyor: “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.” Bu kitap bana, hayatta sadece düşünmenin yetmediğini, bazen risk alıp harekete geçmek gerektiğini öğretti. Çünkü geciktikçe her şey daha karmaşık hale geliyor ve sonunda doğru olanı yapmak bile işe yaramıyor. Kısacası bu kitap, insanın kendi zihniyle nasıl kaybettiğini anlatıyor.
Edebiyat
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma