Raif Efendi... Maria Puder...
Aşklarını, hayatlarını okurken zevkle okudum. Mutlu sonla biten bir kitap olmasa da merakla okunacak bir kitap.
Kitaplığımın ilk rafında yer alan bu kitaba ikinci defa başlayacam herhalde. Ara ara sıkıcı da olsa güzel ve akıcıydı. Tavsiye ederimm
Duygularımı ilk defa bir kitapta bu kadar çok hissettim diyebilirim. Sayısızca kitap okuduysam parmakla gösterecegim en iyi kitap uçurtma avcısıdır.
Khaled Hosseini 'nin acemilik eseriymiş, acemilik dediğime bakmayın sayısızca ödül almış bir kitap. Ustalık eserlerini düşünemiyorum bile.
Sovyet işgalini, zorbalığı, insan katillerini, arkadaşlığı, gerçek dostluğu tüm çıplaklığıyla yansıtmış.
Hasannnn kitabın en güzel kalpli karakteri her iğrençliği yaşasa bile o masumluğu kaybolmadı. Küçük bir çocuğun hayatı bu ama kalbi...
Kesinlikle öneriyorum harikaa muazzamm
Sabahattin Ali Maalesef bu cümleleri, bu romanı yazdıktan 8 yıl sonra öldürüldü. Düşünmeden edemiyorum zamanı olsaydı, daha neler okuyacaktık kaleminden. Şimdi bize düşen elde kalanlarla yetinmek , kitabı okumamış olan arkadaşlara tavsiyemdir, kendinize bir iyilik yapın, satın alın ve okuyun.
Öyle roman karakterleri vardır ki, romanın da önüne geçerler, Ömer gibi..
- Kitabın bana göre en can alıcı cümleleri ve anlatmak istediklerinin özeti şu şekildedir...
''Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde acizlik var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz. "