Hakan

Hakan
@Hknozbktrk
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
Marmara Üniversitesi
Ağrı
Zonguldak
34 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
8/10
·88 syf.··
2020 8. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2020 05:23
Aralarındaki sır ne olabilirdi acaba... Zevk, tutku ve maceranın cazibesi peşine düşüldüğünde her zaman bir sır ortaya çıkar. Buna "Yakıcı Sır" nedir. Toplumsal ilişkilerin görünenden daha karmaşık ve sorunlu olduğu, insanların sadakatlerini hiçe saydıkları günümüz ilişkilerine ışık tutan kitap; hazza ulaşmak için gidilen her yolun mübah kabul edildiğini "makyavelistliği" acımasızca gözümüzün önüne seriyor. Acımasız davranışları bize gösterirken diğer taraftan çocuk masumiyetini hissedebilmemize de olanak sunuyor. Bu masumiyetin sahibi kahramanımız "Edgar" annesine ait bir sırrı ortaya çıkarmaya çalışırken, hayata dair daha önce farkında olmayı beceremediği birçok gerçekliği görebiliyor ve öğrenebiliyor. "...fakat ilk kez kendi başına bir adım atmış, şimdiye kadar teğet geçmiş olduğu gerçeklere dair bir şeyler öğrenmişti. O zamana kadar nasıl dünya onun için bir sır olmuşsa, belki de şimdi ilk kez kendisi, annesi ve babası için bir sır olmuştu. Pencereden dışarıya başka gözlerle baktı. Edgar'a sanki gerçeği ilk kez görüyormuş, nesnelerin üzerindeki bir perde düşmüş ve iç yüzlerini, işleyişlerinin gizli özünü ona gösteriyorlarmış gibi geliyordu. Evler karşısında rüzgar uçuruyormuş gibi geçip giderken Edgar ister istemez içlerinde yaşayan insanları; zengin mi, yoksul mu olduklarını düşündü. Onlar da kendisi gibi her şeyi öğrenme özlemi duyuyorlar mıydı, kendisi gibi her şeyi oyun sanan çocukları var mıydı? Dalgalanan bayraklarıyla yol kenarında duran hat bekçileri eskiden gözüne tesadüfen orada bulunan cansız kuklalar, yaşamayan oyuncaklar gibi görünürdü, oysa şimdi bunun onların kaderleri, yaşam mücadeleleri olduğunu anlıyordu."
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 22:43
Küçük ağacın eğitimi Forrest Carter'ın otobiyografik eseri. Çok küçük yaşta anne babasını kaybetmiş Amerikan yerlisi bir çocuğun gözünden seyrediyoruz dünyayı. Öyle bir dünyadır ki bu; mekanik ilişkilerin, duyarsızlığın, çıkarcılığın doğaya ve dünyaya egemen olma çabası içindeki beyaz adamın karşısında; sevgiye, bağlılığa ve özgürlüğe dayanan, insan ilişkilerine önem veren, dünyaya ve doğaya değer veren, doğa ile iç içeliği savunan çerokilerin savaşımını gözler önüne seren bir dünyadır. Kitap bir çok bölümden oluşuyor her bölümde Küçük Ağaç bilgeliği büyükanne ve büyükbabasından öğrenirken salt teorik bir aktarımın, ezberciliğin aksine birebir tecrübe ederek yani yaparak ve yaşayarak öğreniyor. Örneğin "Görüyorsun küçük ağaç öğrenmenin yapmaktan başka yolu yok. Senin buzağıyı almanı engelleseydim her zaman bir buzağın olması gerektiğini düşünecektin. Sana satın almanı söyleseydim, öldüğü için beni suçlayacaktın. Yaşam içinde öğrenmek zorundasın". Ayrıca ezberci eğitimin yaratıcılığı nasıl engellediği ve yaratıcı zihinlerin bu sistem karşısında nasıl cezalandırıldığını kitabın bir bölümü etkileyici ve sarsıcı şekilde ortaya koyuyor. Kitabı okurken kırsalda veya köyünüzde zaman geçirdiyseniz kendinize ait bir şeyler mutlaka hissedecek bazen hüzünlenecek bazen tebessümünüzü engelleyemeyeceksiniz. Son olarak eleştirmenler tarafından "küçük prens, şeker portakalı vb" gibi klasikler arasında yer alacağı iddisına sahip olan bir kitaptır. Okuduğunuz da kitabı beğenmeniz mümkünden de ötedir :))
Edebiyat
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 02:02
Stefan Zweig'ın bu novellası, bana kalırsa, başlangıç bakımından hikayesi ile insanı içine çekiyor. İnsanın sahip olduğu maddi ve manevi değerlerin gerçekten "gerçek mutluluğa" ulaşmasını sağlayıp sağlayamadığı, insanoğlunun yetinmeyi bilmediği ve macera tutkusu ele alınmıştır. Kitap, bir davranış silsilesi neticesinde, elindeki maddi/manevi gücü kaybetme ile bir vicdan azabı ve ahlaki çerçevenin yarattığı korkunun insanda ortaya çıkardığı davranış değişikliği ve iç huzursuzluğu kahramanımız "Irene'ye" yaşatıyor. Durum böyle olmakla birlikte kahramanımız derinlemesine bir imtihana da çekiliyor. Bu imtihandan geçiyor mu kalıyor mu? sorusunun cevabını yaklaşık bir buçuk saatlik bir okuma ile bulabilirsiniz. Ezcümle sahip olduklarımızı güçlendirmeli ve bunlara değer katmaya çalışmalıyız ancak macera peşinde koşuyorsak eğer sonuçlarına da yüce gönüllülük ile katlanmalıyız. Macera cesaret ister, öncesinde de sonrasında da...
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma
8/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Kahramanımız meraklı, dahi ve filozof; ama dahası da var. Bu özellikleri 5 yaşında bir kahramana işlemek ve olay örgüsünü 5 yaşındaki kahramanımız üzerinden anlatmak fazlasıyla eğlenceli ve ilgi çekici gelmişti kitabı okuduğumda. Yazarın daha önce herhangi bir kitabını okumamıştım. Bu kitabı da tamamen tesadüf üzerine denk gelerek okudum, iyi ki okumuşum. Zira daha sonra yazarın iki kitabını yani "tatlı rüyalar ve kan ve gül"ü de okudum. Genel olarak kitaplarında "bilinçaltı, rüya ve psikanaliz ile polisiye"yi harmanlayarak okuyucuya sunuyor. Kitapta küçük filozofumuzun bir şekilde dahil olduğu bir olay var. Bu olayın arkasından meraklı filozofomuzun olayı çözüme kavuşturabilmek için merakla, inatla ve azimle gitmesini aynı merak ve heyecanla takip ediyoruz. Kitap bana büyük bir heyecan ve eğlence ile nufüz ettiği için bazen küçük kahramanın çocukluk arkadaşları oldum. Bazen olayı dışarıdan izleyen gözlemci, bazen de kahramanın kendisi yani Alper Kamu oldum. Kitapta yer yer günümüzde fazlasıyla şahit olup belki de birçok insanın kanıksadığı hiyerarşi, otorite ve buna bağlı olarak adam kayırma veya cezalandırma eleştirisi de yapılmıştır. Yine dahimiz müthiş gözlem yeteneği ile "büyükleri" analiz ederek onların durumuna düşmekten yakındığını da belirtmektedir. Alper Kamu'nun bu yakınma durumu o kadar doğrudur ki meraklarını ve yeteneklerini törpülediğimiz hatta yok ettiğimiz çok sayıda çocuğumuz var toplumumuzda. Belki çevresi belki anne babası ya da öğretmeni... Kitap için son cümle olarak "bir an önce tedarik etmenizi ve beş altı saatlik bir serüvenin içine dahil olmamızı isterim. İyi okumalar.
Edebiyat
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 202013,2bin okunma
10/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 18:00
İşçi sınıfının yaşadığı zor koşulları dile getirmeye çalışmıştır steinbeck bu kitabında. Bedensel emekleriyle hayatlarını kazanan işçi sınıfının Kapital'e karşı verdiği mücadele "Jim ve Mac" adında iki Marksist/Leninist tafından organize edilmeye çalışılmıştır. Toprak sahipleri ise; emekçilerin sosyal adaletin sağlanması için olmasa bile sadece aldıkları ücretlerin iyileştirilmesini talep ettikleri grevi önlemeye yoluna gitmişlerdir. Emekçilerin kapitalist ağalar karşında haklı mücadeleleri sadece ücret artırımı noktasında düşünülmemesi bence mücadelenin gerçek anlamı açısından çok çok önemli. Büyük bir insan topluluğu olan emekçilerin birlik ve beraberlik ruhu her zaman için kapital karşında dikkat edilmesi gereken bir güçtür. Sonuç olarak emekçiler, alacakları çok az ücreti kaybedecek ama ağalar ambarını kaybedecek; yani azdan az çoktan çok gidecek işçi sınıfının bir aradalığı sayesinde. Kitapta dikkat çeken bir karakter de "doktor"dur. Olayların tamamını görmek bütününe bakmak isteyen "doktor ile Mac" arasındaki diyolaglar kitapta en fazla ilgimi çeken kısımlardı. Bir bölümünü şu şekilde paylaşmak istiyorum. "+Anlatması zor. Sana ne düşündüğüm konusunda bir şeyler söyleyebilirim ama pek hoşlanacağını sanmıyorum. Hatta hoşlanmayacağından neredeyse eminim. -Anlat bakalım. +Benim davaya inanmadığımı söyledin. Bu aya inanmamak gibi bir şey. Daha önce de komünler vardı, yine olacak. Fakat sizler bir şeyi kurdunuz mu, işin tamam olduğunu sanıyorsunuz. Hiçbir şey yerinde durmaz Mac. Bir fikri yarın uygulamaya koy, anında değişmeye başladığını göreceksin. Bir komün kur, o da aynı değişimin akışına girecektir. -O zaman davanın iyi olduğunu düşünmüyorsun, öyle değil mi? +Gördün mü? O eski kayaya tosladık yine. İşte bu yüzden çok fazla konuşmayı sevmem. Dinle beni Mac. Duygu
Edebiyat
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,7bin okunma