Halil Cibran'ın en iyi kitabı diye duyduğum için beklentim daha fazlaydı ama kötü de değildi. Oldukça hafif ve akıcı bir okuma oldu. Etkileyici sözleri güzel değinmeleri vardı...
Umduğumdan daha farklı bir kitapla karşılaştım. Orhan Pamuğun kalemi oldukça güçlü, daha çok iç monologlar sayfaları kaplamakta. Hıristiyan bir esirin İstanbul'da bir hocanın yanında yaşadıkları anlatılmakta kitapta. Kitabı okuyanlara değişik bir bakış acısı kazandıracağını düşünüyorum.
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,2bin okunma
Canistan.. Adı ile içerik arasında pek bağlantı kuramadığım belli başlı bir kaç yer dışında samimiyeti yakalayamadığım bir okuma oldu. Yarım bırakmayı sevmediğim için tamamladım. Bir Yusuf Atılgan romanı gibi değildi.
Kış aylarında elinize alıp sıcaklığıyla ısınacağınız çok hoş bir kitap..
1933 yılında Amerika’nın Seattle şehrinde olağanın dışında olarak Mayıs ayında kar yağar. Mevsimsiz yağan kar bilim adamlarına göre böğürlen kışı olarak adlandırılır. Üç yaşındaki oğlu ile huzurlu bir hayat süren Vera’nın en büyük acısı gün içinde oğlunu bırakarak işe gitmektir. Yine her sabah olduğu gibi oğlunu öperek işe gider. Fakat eve geri döndüğünde oğlu ortada yoktur. En sevdiği oyuncak ayısı da karların içindedir. Hayatını oğluna adayan kadın için bir anlamda hayat sona ermiştir.
Yıllar ileri sarar ve 80 yıl sonrasına 2013 yılına gelir. 80 yıl sonra yine Mayıs ayında kar yağar. Gazeteci olan Claire de bu olayı haber yapmak ister ve geçmişi araştırırken 80 yıl önce yaşanan kayıp olayını farkeder. Evlat kaybetme acısını bilen Claire bu olayı daha derinlemesine araştırmak ister ve olayın derinliklerine girmeye başlar. Fakat araştırması onu geçmişi ile güzleşmeye ve gizemleri ortaya çıkartmaya başlar. Vera ile kendisi aslında pek farklı değillerdir.
Akıcı üslulubu ve merak uyandıran kurgusu sayesinde kitabı bitirmeden elinizden bırakmayacaksınız.
Bir tarafta 50 yıl boyunca kendine özgü bir baş kaldırışla evinden dışarı hiç çıkmayıp bahçesinde güzel kokulu güller yetiştiren adam diğer tarafta ise batının rüzgarına kapılıp kendini unutan ve bocalayıp duran bir grup insan..
Oldukça ağdalı bir üslûp ile bu iki farklı yaşayışın anlatıldığı ve birbirine harmanlandığı bir Rasim Özdenören romanı.