Sen ben kavgasıyla aymadık ayıkmadık, sen ben diye bir şeyin kalmadığı hezimete dek. Ardından bir kerecik olsun dönüp bakmadık, bu kadar masum, bu kadar suçsuz günahsız insan varken nasıl oldu da geldi başımıza bunlar? Ne sorduk ne anlamaya çalıştık.
Asıl yol vurucular düşüncenin dile gelmesinin ve söz sahibi olmasının yolunu değil, düşüncenin şeyleri bir birine ularken attığı ilmeklerin kördüğümleşmesine katkıda bulunarak bizzat düşüncenin yolunu kesenlerdir.
Her kim ki söze sahip olmadan söz sahibi olmaya kalkışıyorsa, oraya meşru bir yoldan değil, başka bir şeye tahsis olanı gasp ederek kalkışıyordur. Çünkü "söz sahibi olmak", ancak söze sahip olmakla olabilen bir şeydir, yani "söz sahipliği" münhasıran "söze" tahsis edilmiştir ve söz düşünceden, düşünce sözden neşet eder. Bir ülkede düşüncenin söz sahibi olmasını engelleyenler yol vurucuların ta kendileridir.