Holydao

Holydao
Bilgisayar Mühendisliği
Antalya
13 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
SÜBLİMİNAL REKLAMCILIK
Biz kendi beğenimiz doğrultusunda hesaplı alış veriş yapmaya çalışırken, üretici ya da satıcı pozisyonundaki firmalar da zayıf yanlarımızı kullanarak bizi tüketime itmeye çalışıyorlar. Bu konudaki en etkili yöntemler ise bilinçaltına hitap ediyor… Bu yöntemlerin ilki artık hayatın her alanında karşımıza çıkan reklamlar. Fakat firmalar reklamın tek başına yeterince etkili olmadığını düşünmüşler ki; birtakım gizli diyebileceğimiz mesajlar yükleyerek, sadece bilincimizin değil aynı zaman da bilinçaltımızın da etkileneceği reklamlar yaratmışlar. Bu subliminal reklamlar, ilk kez 1950’li yıllarda Amerika’da ortaya çıkmıştır. Bir sinema ya da reklam filminin arasına ya da belli sahnelerine, çok hızlı veya iyi gizlenmiş olduğu için, gözle görülemeyecek, fakat bilinçaltı tarafından kolayca algılanılabilecek yazılar, resimler ya da sahneler konması ile uygulanan bu yöntem, farkında olmadan hepimizi etkiliyor. Örnek vermek gerekirse, bir içecek reklamında gözle tespit edilemeyecek kadar hızlı geçen yazılar, marketteki içecek reyonunda onlarca farklı marka arasından o markayı seçmemizi sağlıyor. Biz her ne kadar lezzetinden ötürü seçtiğimizi düşünsek de, rengi bile tercihimizi etkiliyor. Ayrıca bu yöntem sadece televizyonda kullanılmıyor. Dergilerdeki ya da internetteki resimler, grafikler de aynı şekilde mesajlar içeriyor. Hatta dinlediğimiz şarkılarda arka plandaki bir ritim bile farklı manalar taşıyor olabilir. Abartı gibi geliyor olabilir ama şarkılara mesaj yükleyebilen veya yüklenip yüklenmediğini kontrol eden bilgisayar programları mevcut. “Gözle takip edilemeyecek kadar hızlı görüntüler ne kadar etkili olabilir ki?” diyorsanız; yapılan araştırmalar bilinçaltının, verdiğimiz kararlar üzerinde %60 etkisini olduğunu gösteriyor. Uzmanlar bu durumu şöyle açıklıyor: “Göz
Araştırma-İnceleme
HAYVANDAN İNSANA, İNSANDAN TANRIYA
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
Geride bıraktığımız 50 yıl içinde yazılmış bazı kitaplardaki (Genesis, Cesur Yeni Dünya, 1984) ya da çekilmiş filmlerdeki (Terminatör, Matrix vb.) gibi kendi neslimizi ve kültürümüzü yok edecek bir yozlaşma, evrim veya nükleer savaş içine girmedik, uçan arabalara kavuşamadık; ya da henüz robotlara veya uzaylılara karşı girişilen mücadelede yenilip yok olmadık. Her ne kadar bu senaryolar 30-40 yıl öncesinde “bilim-kurgu” diye nitelindirilirken günümüzde “muhtemel” hale gelseler de, bunlar pratikte hala uzak olduğumuz ihtimaller. İnsanlık için sahip olunan umutların tükenmediğini söyleyebilir, hatta tahminlerin aksine ilerleyen teknoloji ile dünya genelinde hakim olan hümanist ve eşitlikçi görüşlere bakarsak, herşeyin lehimize ilerleyeceğini bile öngörebiliriz. Tabii ki bu sadece kendi birkaç on yılla kısıtlı sürecimiz dahilindeki yaşananlara ve tamamen kendi dar algımıza istinaden yapacağımız kısır bir tahmin olacaktır. Kendine -neredeyse- ölümsüzlüğü hedef almış bir tıp, ışık hızında bilgi işlemeyi tasarlayan bir teknoloji ile çocuklarını olmasa bile torunlarını Mars’a taşımaya hazırlanan insanoğlunun sınırı nedir ya da daha önemlisi var mıdır? Gelecek hakkında yorum yapmak için sahip olmamız gereken en önemli bilgi geçmiştir, bu durumda da kendi geçmişimiz... Esas isimleri tez başlığı gibi olduğundan kısaca Sapiens ve Homo Deus olarak anacağım biri diğerinin devamı niteliğindeki iki kitap son dönemde dikkat çekici bir başarı yakaladı ve açıkçası ben de birer başucu eseri yapılıp tekrar tekrar okunabilecek kitaplar olduklarını düşünüyorum. Aslında bu iki kitabı tek bir eserin iki cildi olarak ele almak daha doğru olacaktır, nitekim yazar Yuval Noah HARARI de geleceğe dair olası senaryoları, geçmişin süzgecinden geçirerek aktarmaya çalışmış ve bu doğrultuda da önce
İnceleme
SapiensYuval Noah Harari · Vintage · 201542,6bin okunma
Aeden - Bir Dünya Masalı, Dünyamızın Masalı
Puan vermedi
“Masalla gerçeği ayırt edebilecek olan okurlara...” diye başlıyor Akilah Azra KOHEN kitabına ve ekliyor, “Romandaki kurgu masal gibi gelebilir; ama o kurgu, gerçeklerin kelime kelime örülmüş halidir.” Aeden için, insanoğlunun sıradanlığının yanında yarı tanrı olarak adlandırılabilecek Avatar karakterleriyle, günümüz dünyasında geçen modern bir Simyacı hikayesi diyebiliriz. Simyacı’yı okumuş olanlar bilir, vaadettiği çok değişik bir şey olmamasına karşı masalsı basit anlatımı ve hayata dair verdiği küçük ama etkili dersler ile klasik haline gelmiş bir eserdir. Aeden ise daha modern bir bakış açısına; daha detaylı, derin ve en önemlisi daha gündelik konulara değinen bir yapıya sahip. Verdiği mesajlar daha net; Simyacı “Mutluluğun gizi, dünyanın bütün harikalarını görmektir; ama gezerken aynı zamanda kaşıktaki iki damla yağı dökmeyin.” derken Aeden, “Şeker yemek sizi zehirler, “Kullandığınız makyaj malzemeleri için onlarca balina katlediliyor.” gibi mesajlar veriyor. Kitaptaki karakterlerimiz Sonje ve Numi, Aeden isimli gezegende yaşayan, yaşam enerjisine (Çi) ve doğaya saygılı, telepati yeteneği geliştirmiş, evrimin son basamağında bulunan, sadece tüketmeyen aynı zamanda üreten, bizlere göre fiziki olarak çok daha güçlü ve atletik bir insan ırkına aitler; yani hem ahlaki hem de fiziki olarak hemen hemen ulaşabilmeyi hedeflediğimiz, en azından hayal edebildiğimiz son noktadalar. Simyacı hikayesindeki gibi bir arayış peşinde iken yanlışlıkla gezegenimize geliyorlar ama onlara göre evrende tesadüf diye bir şey yoktur, her şeyin bir amacı vardır. Bu noktadan başlayarak da dünyada karşılaştıkları olaylara karşı duyarsız kalamayarak birer kahraman haline geliyorlar. Sonje ve Numi verdikleri mücadele süresince sürekli babalarının kendilerine verdikleri öğütleri ve eğitimleri
İnceleme
AedenAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201614,3bin okunma