Dünyanın bütün şiirleri sizi söyler, bütün şarkıları size söylenmiştir. (Kafdağı 2012)
İnternetteki yorumlara baktım. Şükrü Erbaş şiirlerini okuyan bir çok kişi ‘beni anlatıyor’ diye yorumlamış... Kafdağı’nda diyorsunuz ki, dünyanın bütün şiirleri zaten size yazılmıştır. Şairin ruh haliyle mi, insanları tanımakla mı ilgili bir durum bu?
Hayat tarafından birbirimizden ayrılıyoruz, ben onu mutsuz ediyorum, o da beni. Ne onu, ne de beni değiştirmek mümkün değil. Bütün denemeler yapıldı, vida yerinden çıktı.
Anna Karenina 19.yüzyılda Rusya’da yaşayan, aristokrat bir adamla evli, güzel bir kadındır. Kocası onun yaratılışındaki “tutkulu, eğlenceli, hareketli” halin tam tersine dengeli bir yapıda olduğu için Anna kocasından gitgide uzaklaşır. Yani denebilir ki yanlış en başında Anna’nın evleneceği kişiyi yanlış seçmesinden doğar. Anna yüksek sosyeteden toprak sahibi, yakışıklı, genç bir adam olan Vronsky’ye aşık olunca asıl ipler kopacak ve Anna kocasından sonsuza kadar ayrılacaktır. Anna kocasından boşanamayınca Vronsky ile yaşamaya başlar.