Tüm zamanların en iyisiydi, tüm zamanların en kötüsüydü, bilgelik çağıydı, aptallık çağıydı, inanç dönemiydi, inançsızlık dönemiydi, aydınlık mevsimiydi, karanlığın mevsimiydi, umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı, önümüzde bir gelecek vardı, önümüzde belirsizlik vardı.
Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzülerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.