Yıldırım Aşaroğlu

Yıldırım Aşaroğlu
46 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·538 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabı bitirmem baya uzun sürse de anlatmam o kadar uzun sürmeyecek, çünkü o kadarına dimağım yetmez. Yazarımız daha doğrusu psikanalistimiz Jung’cu ekolden gelen biri… Öncelikle bunu bilmemiz
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2024 12. kitabı
Fazla hüzünlü bir kitabın trajik incelemesi 20. yy başlarından, sonlarına doğru akan Fugui’nin hayatı ;Çin’in değişimini ve bu değişimin köylü, şehirli ve askerler üzerindeki etkisini beraberinde getiriyor.Yu Hua gözümüze sokmadan, kahramanı yolsuzlaştırmadan, yorulmamış bir anlatı ile yapıyor. (Bahar Kılıç’ın dilimize büyük katkısını unutmadan, teşekkürler.) Kitabı bitirince çok sinirlendiğim de doğrudur. Bütün kıyım kahramanın üstünden anlatılıyor dedim. Ama dönemi düşününce; insanların birbirini yediği sefaletlere kadar varan, kayıp birçok insanın, değersizleşen kültürün yanında bu kadar acı bile yetersiz kalabilir. Kitaba geri dönelim! Yu Hua her ölümde bir bölümü bitiriyor gibi hissettiriyor insana ama bunu hikayeyi koparmadan yapıyor. Bağlama noktası yaşamaya devam eden, başına ne gelirse gelsin, yaşamak için bir yol arayan kahraman ile yapıyor. Düşünmeye vaktin yok! Yaşamak zorundasın diyor sanki. Sisifos gibi. Kabullenilmiş bir his. Tıpkı eserin yazılış biçimi gibi. Sanki Yu Hua bunları yazmak zorundaymış gibi. Başına ne gelirse gelsin. Fugui de yaşamak zorunda, başına ne gelirse gelsin. Ama duygusuzca değil, boşlukta yüzüyor gibi değil. Bizim gibi değil. Her duyguyu, her hatayı kabullenir gibi. Ben olsam çoktan ölmüştüm diyorum. Youqing için biraz fazla üzülmüş olabilirim. Not: Depresyonda okumayın ve bir çırpıda bitiriniz.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670bin okunma
Puan vermedi·171 syf.··
2024 13. kitabı
1967-1970 yılları arasında yazılmış, 12 öykü. Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki sosyal hayatı, kadınların ruhlarını ve yaşantılarını işleyen öyküler. Kitabı okurken her hikaye geçişinde sanki zamansal olarak bir devamlılık içerisinde ilerliyoruz gibi hissettim. Her hikayenin kahramanı bir öncekinin bir akrabası, tanıdığı gibiydi. Kadınların zaman ilerlese de benzer şeyleri yaşadıklarını, her neslin atadan kalma acıları yüklenip; yaşama karşı bir yol, kendine karşı bir anlamsızlık hali içerisinde didinmesini okuyordum. Gerçekçiliği hep dozajında tutup, ruhsal yönlerini bu kadar derin hissettirmesi bir kalem ustalığı. Haraç harici hepsi öykü uzunluğunda olduğunu düşünürsek Füruzan’ın dildeki inceliği yakaladığını görüyoruz. Bu yenik kahramanların, yenilgilerini hiçbir aldatma üzerine kurmadan kabul edişleri ve mekanın, zamanın içinde sürüklenişleri; bize ait olmayan bu dünyadaki sıkışmayı, yeniden bize göstermeleri; üzse de güzeldi. Evde tek yeni şeyimiz yok. Olsa da her şey öylesine solmuş birbirine dönmüş ki, yeniyi koyabilsek o da eskir. / s.161 Alıntıdaki gibi… Bu hikayeleri yeni diye okusak da bizdeki eski bir ağrıyı anlatıyor gibi… Üslup olarak, şiirselliğin de olduğu öyküler olsa da genel hatlarıyla gerçekçi ve doğal diyebilirim. Lütfen okuyunuz!
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma
5/10
·284 syf.··
2024 11. kitabı
Yarım yamalak bir cinayet, pembemtrak bir aşk ve ortasında kalmış kahkahası bol bir hanımefendi. Ha bir de; karasevdalı ama genç kızların kalplerini mühürleyen dudakların sahibi çapkın bir adam! Kitaptan alacağımız birkaç alıntı, bolca pörsümüş dünya söylevi ve yazarın gözlemleri(!) … Okunası değil, göz atılası bir anlatı ve fazlasıyla sinematize edilmeye çalışılan ... Okuyana bir şey diyemem ama okuyan ben olunca kendime “Niye?” diye sorduğum bir eser oldu. Bu eserin denk geliş biçimini de sevmemiştim zaten. Yanlış anlaşılmalara karşı önlem olarak; bu kitap sadece bir kitap… Karakterler ise sadece bu kitaba ait olabilir. Çünkü hepsi aynı duygu seline kapılmış ve aynı ağızdan konuşan kişiler gibi… Sadece tipler hikayeyi kurtarmaya çalışmış, karakterler ise aynı kişi; cinsiyetlerinden başka hiçbir şeyleri değişmemiş. Karar: Tavsiye edilmedi! Sonuç: Yalova kaymakamı buradan demin geçti.
KarasevdalılarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 20221,112 okunma
Yetersiz kalacak bir inceleme
Puan vermedi·168 syf.··
2024 14. kitabı
Kitap iki bölümden oluşuyor. Heraklitos’tan alınan ateş ile Oruç Hoca birçok eğriltileme oluşturuyor. Ve bu eğriltilemeler, bazen anlamsız gelirken bazen kendi hayatınızı yeni baştan gözden geçirmenize sebep oluyor. Parça parça olsa da… Ateş yaktığım zamanların bende yarattığı etkiyi yeni baştan görselleştirmem de cabası… Ama bu ilk bölümde aldığım ders daha çok yaşamı yaşanır kılarken yaktığım her şeyin tütmesini dahi izlemek ve sonrasında yeniden ateş yakmaya gitmek… İkinci bölümde ise ateşin aşkın halini “Kut” kavramı ile tamamlamış Oruç Hoca. Yer yer filozoflardan yararlanmış, yer yer dinler üzerinden bir anlatım benimsemiş. Tabii ikinci bölümde daha çok eğriltilemelerden oluşuyor. Bana Upahanishhadları hatırlattı, ilk başta ve oryantalist yazarları. İnsan eylerken, kendinden habersiz gibi görünse de onu iten güç hiç bırakamadığı Kut’dur. Bu aşkınlığı ararken bulamayacağımızı söylemek de bizi sanrılar dünyasına itebilir. Ama insan biraz da bu çatışma ve anlamsızlıklar dünyasının insanı… Kitap sizi sorular ile bırakacak. Bende uyandırdığı temel fikriyattan biri, insan karar alan bir yaratık değil, karar insana gelir ve insan kurduğu bütün bağlamların etkisinde karara varır. Çok uzadık yine… Kut sen sin.
YakınOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20171,565 okunma