Hayvan Çiftliği’nin o meşhur, "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir," cümlesi, romantik sloganlarla yola çıkan her yapının, işin içine güç yönetimi ve kaynakların bölüşümü girdiğinde nasıl kaçınılmaz bir illüzyona dönüştüğünün en net gösterimi. Bir okur olarak bu duvara yazılanları gördüğümde saf bir hayal kırıklığı değil, sistemin ve insan doğasının soğukkanlı gerçekliğini izlemenin haklılığını hissediyorum; çünkü domuzlar eşitlik gibi mutlak bir kavramın yanına "daha" kelimesini ekleyerek sadece dili bükmüyor, kitlelerin zihnini manipüle edip rasyonel düşünceyi felç ediyorlar. Boxer gibi en alttakiler saf bir inançla üretmeye ve sorgulamadan sadakat göstermeye devam ederken, masada oturup kuralları koyan ve pastayı bölüşen azınlık her zaman "daha eşit" kalıyor. Günün sonunda bu trajik döngü bana, dünyadaki hiçbir yapının tamamen eşitlik üzerine kurulamayacağını, romantik sloganlara kanmak yerine her zaman arka plandaki stratejiye, gücün kimin elinde toplandığına ve kaynakların nasıl yönetildiğine bakmak gerektiğini sert bir şekilde hatırlatıyor.