....“Peki, ilk kurşunla ikinci kurşun arasında neden beklediniz?”... “Ne diye, ne diye yerde yatan bir adama ateş ettiniz?”... “Neden? Bana bunu söylemeniz lazım.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...iyice düşününce ve olayları soğukkanlılıkla irdeleyince görüyordum ki, giyotin bıçağının kusuru, şansa hiç mi hiç yer bırakmamasıydı... Binde bir ihtimalle bıçak inmez veya kesmezse, süreç yeniden başlıyordu. Demek ki, meselenin can sıkıcı tarafı mahkûmun, makinenin iyi işlemesine dua etmek zorunda olmasıydı.
O sırada herkesin birbiriyle tanıştığını, birbirine seslendiğini, konuştuğunu fark ettim; aynı çevreye ait insanların bir arada olmaktan mutluluk duyduğu kulüpler gibi. Aynı zamanda burada kendimi fazla ve biraz da davetsiz bir misafir gibi hissetmemin yarattığı o garip izlenimin neden ileri geldiğini de anladım... Mahkeme salonunun zili çalıncaya kadar şakalaşıp gülüştüler, son derece rahat görünüyorlardı. Herkes yerli yerine oturdu.
Hemen aynı anda mahallenin sinemaları sokağa bir seyirci kalabalığı boşaltıverdi. Seyirciler arasındaki delikanlılar her zamankinden daha bıçkın tavırlar sergiliyorlardı, bir macera filmi seyrettiklerini anladım. Şehirdeki sinemalardan dönmekte olanlar da biraz sonra çıkageldiler. Bunlar daha ciddi, durgun görünüyorlardı. Hâlâ gülüyorlardı ama zaman zaman yorgun ve düşünceli tavırlar takınıyorlardı.