Yazarın şaşırtıcı bi dili var diyebilirim. Komik mi ironik mi korkutucu mu desem bilemedim.
4 arkadaşın ve ana karakter Alex’in hikayesi. Hikayeden ziyade gençlik hataları olarak nitelendirdikleri korkunç eylemler.
Sona doğru Alex’in yaptıklarından gerçekten pişman olup iyi bir insan olmak istediğini düşündüm. Ne yazık ki pek öyle bitmedi.
Ben bu kitabı yönetime imalı bir eleştiri olarak kabul ediyorum.
Otomatik Portakal
Anto Anthony Burgess
Kendi memleketimde geçen bir hayat öyküsü olduğundan habersiz bi şekilde okumaya başladım bu kitabı.
Nazan Bekiroğlu ile ilk tanışmam da yine “Mücella” sayesinde oldu.
Sayfaları çevirdikçe tane tane işlenmiş her detayda bende vardım, bende oradaydım dedim.
“Her şeyi ciddiye almaya yazgılı, yalnız ve mutsuz ama mutsuzluğun farkında bile değil, kendi içinde bir nanız gibi atarak çoğalıp duran bir kız çocuğu ile kuruyup gitmiş yaşlı bir kız arasında yaşanması her zaman için olası bir sahneydi bu.
Tek farkla: Gerçek oldu.”
Uyarı: Yoğun betimlemeler içerir. Eğer bu yazım sizi yoruyorsa sizlik bir kitap olmayabilir.
MücellâNazan Bekiroğlu
Okuması keyifli ama hüzünle biten bir son daha..
“Sanki kader ressamı her zaman birbirine musallat olagelen ve birinin ötekinin pençesinden hiç bir zaman kurtulamadığı vefa, ihanet ve intikam karakterlerini dikkat çekici bir tablo üzerinde bir araya getirmişti.”
Kitabın son sayfalarında geçen bu söz özetler nitelikte. Vefayı Dilaşub, ihaneti Mehpeyker, intikamı Ali Bey karakterleriyle yaşadık. Öfkelendiğim incindiğim ve aynı zamanda bu olaylar silsilesinin gerçeklikle derinden bağlı olduğunu farkettiğimde karakterler olarak adlandırdığımız kişilerin aslında günümüzde de maalesefki hala var olduğunu gördüm.
Dediğim gibi okuması gerçekten çok zevkliydi ama sonu..
İntibahNamık Kemal
Nasıl başlayacağımı gerçekten bilemiyorum.
Ters köşe denilen şey bu olsa gerek. Bir de bu hüzünlüyse..
Talat ve Fitnat.. Aslında kavuşacaklarına dair umudum çok fazlaydı. Ama o da pek türk yazarlarının tercihi olmuyor.
Zaman bulduğunuz an bi oturuşta okuyabilirsiniz. Yazarın anlatımı betimlemeleri oldukça akıcıydı. Ben zevkle okudum ve kesinlikle öneririm.
Spoiler olacağı için pek bir şey diyemiyorum. Sadece okurken ister istemez sinirlendiğim yerler oldu. Bunlar tabiki kitaba veya yazara karşı değil dönemin koşullarında kadınlara tanınmayan haklara..
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Hikayesinden etkilendiğim bir kitap daha..
Maya (ana karakter) değilde ben yaşıyordum bütün bunları.. Son sayfalarda gözyaşlarımı tutamadım..
Kurguyla birlikte gerçekliğin yüzümüze çarpması..Acılar daha doğrusu insanlığın yaşamış olduğu ortak acılar..
“İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.”
SerenadZülfü Livaneli