Batıda hiçbir parti, "iktidar oldum" diye, 20.000 üyesini devlet hizmetine alamaz. Batıda hiçbir başbakan, yalnız kendi memleketinin yollarının yapılması için, devlet ihalesi açamaz.
Mafya ile, çetelerle, yargısız infaz örgütleri ile vb. İlişiği duyulan hiç bir devlet memuru hiçbir milletvekili, hiçbir bakan ve başbakan, hatta cumhurbaşkanı, yerini koruyamaz. Çünkü devlet, adalet dengesine değil, çıkar dengesine oturtulmuştur. Adaletin gözetimi, millet meclislerinde, millet meclislerinin gözetimi medyaya bırakılmıştır. Medya, devletin ve halkın gözü kulağıdır. Olayları duyar, görür ve açıklar.
Balzac İn kült eserleri arasında sayılan güzel bir kitabıydı. Konu olarak bir baba ve kızları arasındaki ilişkiyi irdeleyen roman insanı farklı duygular içine sürüklüyor. Bir babanın çoçukları için her türlü fedakarlığı yapabileceğini ama evlatlarının bu durumu bile umursamayacağını çok güzel anlatıyor. Tüm bunları yaparken babanın komşusu ve kızlarından birinin sevgilisi rölünde parisin sosyetesine girmeyi amaçlayan bir hukuk öğrencisinin gözleri ile o dönemi net bir şekilde gösteriyor. Kokuşmuş sosyeteye ağır eleştirilerin yer aldığı roman tam bir paris romanı. Beni etkileyen en önemli şey ise babanın ölüm anı oldu. Belki kendi babamı kaybettiğim anlar aklıma geldiği için de olabilir gözyaşlarımı pek tutamadım. Her evlatın babasını kaybetmeden önce okuması gereken bir kitaptır. Teşekkürler
Sevgili dostum, mutluluğumuz her zaman ayak tabanlarımız ile kafatasımızın üstü arasında yer alacaktır ve ister bir milyona ister bin franga mal olsun, içsel mutluluk algımız hep aynı kalacaktır.
Sayfa 131 - iş bankası hay klasikleri·Kitabı okudu