Şairler vardır
Ülkelerinin güneşi tutuşur şiirlerinde
Denizleri nefes alır..
Şairler vardır
Şiirleri bayrak gibi yükselir alanlarda
Ve halklarına
Ekmek ve su ve sevinç gibi gerekli..
Ah, o şairler gibi olabilsem ben de
Yeter sesim
Anlatmaya
Yaşadığımız bütün bu şeyleri..
Merhaba arkadaşlar. Öncelikle elimde uzun süre okunmayı bekleyen bir kitap oldu muz sesleri. İsmi ve kapak tasarımı beni kendine çekmişti. Konu ise dikkat çekici idi. Kitaba başladım ama gerek hikayenin dağınıklığı gerek karakterlerin tam anlatılamaması sebebiyle 1 aydan uzun sürdü okumam. Konu ve karakterleri anlatmayacağım, kitaba karşı oluşan duygularımı anlatacağım sadece. Maalesef konular arası ve karakterler arası geçişlerde kopukluklar ve uyumsuzluklar vardı. Yer yer tekrarlanan kelimeler şık durmamıştı. İlk bölüm dağınık ikinci bölümde toparlar umuduyla devam ettim ama yine olmadı. Hikaye karakterleri birbirine çok uzak kişiliklerdi. Ve anlatılan birçok karakterin orada ne işi vardı sorusu çok kere aklıma geldi. Hatta itiraf etmeliyim ki ana karakteri bile tam anlamadım. Her seferinde kim kimdi diye sordum. İki seks sahnesi koymakla ya da Hizbullah kelimesi geçirmekle kitap ilgi çekici hale gelmiyor. Önemli olan bunları harmanlamaktır bence. Yazarımız anlattıkları ile bana samimi gelmedi. Karakterler ile bir ortadoğulu olarak özdeşleşme kuramadım. Özetle kitap benim için hayal kırıklığı oldu. Teşekkürler
İnsanların çöpten topladığı ekmeği de elinden almak ister gibiyiz. Solcuları öyle görüyorlar. Onlara diyoruz ki : ' koy o ekmeği geri. Biz sana daha onurlu, daha eşit ekmek vaat ediyoruz.' Niye inansın? İnsanlık tarihinde bir kere bile eşit dağıtılmış mı bu ekmek? Dağıtanı sağ bırakmışlar mı? Niye bu acayip hayal için yiyebildiği ekmeği bıraksın?
Nisa
136- Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.