Yaram Yarimdir
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Sabrın bükemediği demir,
Aklın geçemediği nehir,
İradənin yıkamadığı kale yoktur.
Bu söz, insanın gerçek gücünün acelede ya da zorlamada değil; sabır, akıl ve iradenin birlikte hareket etmesinde saklı olduğunu anlatır.
Demir sabırla eğilir, nehir akılla aşılır, en sağlam kaleler ise ancak iradeyle yıkılır.
Zamanı doğru kullanan, aklını rehber edinen ve vazgeçmeyen için hiçbir engel kalıcı değildir.
Faili mechul ihtiraslar bıraktım kapına,
Ekmek gibi lüzumlu, tuz kadar zaruri idi varlığın,
Yine de vazgeçmek bir iklimdi arzu edene,
Arzunun rengi koynunda kırmızıydı,
Kalbinde acı kahve,
Gözlerinde puslu bir sabahtı!
İstim üzerinde oturan biliyordu acı neydi,
Acıtmak nasıldı,
İkisi arasında nasıl gidilip gelinirdi...
Bilirdi de, vazgeçemezdi elini tuttuğundan...
Sevgilinin,
Sevdiceğinin,
Yavuklunun...
Bir mendil verilirdi o köşe başında,
Mendil arzunun yazısıydı,
Ağarırken gün,
Okunurdu o sofanın başında....
Okundu,
Taş yastıklara baş koyuldu.
Nasibi olmayanın istikbali güverte de o balıkçıldı,
Yemini yutup döne döne vurdu iskeleye...
Bir çığlık aksetti,
Bütün bir liman ağladı kaderine!
Ey mabudu kendi olan sevgili,
Yıldızın gecesi olmuş da kim görmüş güne doğduğunu!