Kuşkusuz şiirine koyduğun düşsel bir düşüncenin senin akıl yürütmenin sonucu olduğunu düşünüyorsun. Hiç de öyle değil; o seni buldu, birden, sen beklemiyorken; bu düşüncenin yaratıcısı sen değilsin, sendeki biri, sende şiirini yazan biri. Senin şiirini yazan bu biri, bilinç dışının her birimizden geçen güçlü bir akımıdır; yetenekli olduğunu düşünme, çünkü karşısında ikimizin de eşit olduğu araç seni seçti.
Beraberlerinde getirdikleri umutlar ve korkularla akın akın gelen arzulara teslim olduğumuz sürece kalıcı mutluluğa ya da huzura hiçbir zaman kavuşamayız.
-Arthur Schopenhauer
Yazarak; hayattan eksiklerimizi, ihtiyaçlarımızı mı kapamaya çalışıyoruz? Yoksa birçok sanat kuramcısının üzerinde durdugunu sandığım daha karmaşık bir sey mi bu? Olayların, sözlerin yasamdaki imkânlarin bir yansımasına mı razı oluyor sanatkâr. Bildiklerimizle eşlemeye çalışıyoruz bir şeyleri.