Gün içinde havuzdan plaja, plajdan bara gidiyor, ama ne yaparsa yapsın, aynı görüntüler, aynı saplantılı düşünceler aklına geliyordu: Sob'un kurbanlarının sessiz çığlıkları, Akhtar'ın iğrençlikleri, Sophie'nin sapkınca oyunları, Helene'in morg geceleri, suyun dibindeki Marco'nun balıklarca didiklenmiş gri vücudu... Söylenenin tam tersine, polisler asla unutmazdı, hatta hatıraları onların çalışmalarının ana malzemesi olurdu; bir polis her zaman zihninde geçmiş ile bugün arasında bir sentez oluşturur, sürekli olarak yeni bir vakanın verilerini geçmiş vakaların verileriyle karşılaştırırdı...