Değişmek, sanıldığı kadar kolay değildir. İnsanın hiç bilmediği bir şehre gitmesi gibidir. Değişip farklı biri olmak da bazen insanları korkutur. Bu yüzden, içimizde hep değişmeye karşı bir direnç vardır. Bu direnç, bizi kontrolsüz biçimde değişmekten korumak içindir.
"Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz. Her gazetede hakk mda bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar aras mdaki ilişkilerde başlar. "
-Ingeborg Bachmann (Haziran 1973)
Rabbini yitiren şeytan, o noktada her şeyini yitirmiştir. Şeytan, yokluk içinde kıvranmaktadır. Sahip olduğu hiçbir şey kalmamıştır. Bu yokluk içini kemirmektedir. İçinde hissettiği hiçbir olumlu şey yoktur. Şeytan için bu ciddi bir durumdur; mutlak bir yoksulluk ve yoksunluktur. Şeytanın içi hasetle dolmaya başlar. Her şeyini yitirmenin hasedidir bu. İçi içini yemektedir. O, artık var olan her şeye düşmandır. Varlığa düşmandır. Rabbinin rahmetinin tecelli ettiği her duruma düşmandır ve bu durumlara haset duymaktadır. Haset duygusuyla rahmetin tecelli ettiği her durumu yok etmek, ortadan kaldırmak, kirletmek, bozmak için yanıp tutuşmaktadır. İçin için yanmaktadır şeytan. Artık hayır, rahmet, güzellik, şefkat gibi durumları bozmak isteyecektir. Bu bencil arzusu, bunlardan mahrum kalmasıyla ilintilidir. Bunlardan mahrum kalması ise, Rabbine isyandaki ısrarlı tavrından ve tevbeye yanaşmamasından ötürüdür.
Şeytan, Rabbinin Adem'e secde etme emrine gururlanıp karşı çıktığında, aslında her şeyini yitirmiştir. Bu noktada o, her şeyden yoksundur. Varlıklar zenginliklerini Rablerinin emrine uymakla kazanırlar. Varoluşun bizzat kendisi O'nun emriyle oluşan bir durumdur. Şeytan, varoluşunun özündeki bu gerçekliğe karşı çıkmış ve bu karşı çıkışta ısrar etmiştir. Şeytanın varoluşu, Rabbinin emri ile gerçekleşir.
Şeytanın kendi adına bizatihi bir varoluşu yoktur. Şeylerin kendi başına varoluşu yoksa, hangi şeyin daha hayırlı, daha üstün olacağının ölçüsü de o şeyleri Yaratan'a ait olmalıdır. Şeytan, bu halinin sonucu olan O'nun emrine (insanın daha üstünhayırlı yaratıldığı hale) uyma gerekliliğine karşı çıkmış ve karşı çıkışında ısrarcı olmuştur. Bu ısrar önemlidir. Çünkü ısrarı, onu Rabbinin rahmetinden mahrum etmiştir. ''Allah, şeytam rahmetinden mahrum etti. " - Kur'an, 4:1 18