İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı'nın Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir.
Sayfa 27 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Kitabı okumayı düşünenlere önemli bir önerim var. Kitaba mutlaka 71. sayfadan 81. sayfaya kadar olan bölümde (Can yayınları) yer alan, Franz Kafka ve babası Hermann Kafka’yı tanıtan biyografik “Önnot” bölümünden başlayın. Devamında ilk sayfaya dönün ve artık buradan itibaren 82. Sayfadan başlayarak bağlantılı olarak okumaya devam edin. Çünkü esere ilk sayfalardan başlarsanız, mektubun güçlü arka planını kaçırabilir ve onu sadece edebi bir metin gibi okuyabilirsiniz. Oysa bu eser, Kafka’nın babasıyla yaşadığı derin çatışmanın, baskının ve içsel kırılmaların en açık anlatımıdır.
Önnot bölümündeki bilgiler, mektubu daha doğru anlamayı sağlıyor. Kafka’nın yaşadığı dönemde aile yapısı oldukça ataerkildi ve babasının otoriter tavrı bu kültürün tipik bir yansımasıydı. Çevresindeki insanların Hermann Kafka’yı çalışkan ve saygın biri olarak görmesi, onun kötü bir baba olmadığını gösteriyor, fakat buna rağmen otoritesinden hiç ödün vermemesi, Franz Kafka üzerinde büyük bir baskı oluşturmuştu. Mektubun her satırında bu baskının izlerini görmek mümkün.
Bu yüzden eseri okumaya başlamadan önce biyografik kısmı gözden geçirmenizi öneririm. Böylece Babaya Mektup, yalnızca bir mektup olmaktan çıkıp bir insanın babasıyla, kendisiyle ve içinde bulunduğu kültürle yaptığı içten bir yüzleşme olarak çok daha anlamlı hale geliyor.
İyi okumalar