Dağların eter kokusunu derin derin soludu. Yıllar önce ölmüş annesini düşündü. Sel sularının hızla akıp gittiği bir kanyona dönüşmüş geçmişini, önce çatlayıp sonra kaybolan, unutkanlık karşısında yitip giden anılarını düşündü.
Unutmadım aramızdaki beceriksiz dili. Dünya yordu bizi. Benim de söyleyemediklerim var. Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
Uzun bir yolu geliyoruz seninle, yolu geldikçe anlıyorum ki, biz, bu dünya üzerinde yürüyemiyoruz bile.