Imoschenko

Imoschenko
@Imoschenko
Hayatım: meleklerin yuhalamaları arasında afişlerden silinmiş, sadece ilk perdesi oynanmış bir trajedi.
Ne tatmin olabiliyor, ne de rahatlayabiliyorum, var olan ya da var olmayan her şeye doymuş durumdayım. Bir ruhum olsun istemiyorum, ondan vazgeçmek de istemiyorum.Arzu etmediğimi arzuluyorum, sahip olmadığım şeye sırt çeviriyorum. Ne hiç olabilirim ne her şey: Sahip olamadığım şeyle isteyemediğim şey arasında bir köprüyüm.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zaman! Geçmiş! Ansızın herhangi bir şey - bir şarkı, tesadüfen burnuma gelen bir koku ruhumda anıların tıpasını çekiveriyor... Bir vakitler olduğum, bir daha asla olmayacağım her şey! Benim olmuş, gelecekte asla olmayacak şeyler! Ve ölüler! Çocukluğumda beni onca sevmiş olan o ölüler! Adlarını andıkça ruhum buz kesiyor; insan yüreklerinden sürüldüğümü, kendi gecemde yapayalnız kaldığımı, kapalı kapılarının dilsizliğinin karşısında, dilenci gibi ağladığımı hissediyorum.
Sayfa 197·Kitabı okudu
Düşlerim saçma birer sığınak, yıldırıma karşı şemsiye açmaktan farkı yok. Öylesine cansız, öylesine acınacak durumdayım; hareketlerden, çaba harcamaktan öylesine uzağım. Kendi benliğimin ne kadar derinine dalarsam dalayım, düşlerdeki tüm yollar beni kaygı dolu düzlüklere çıkarıyor. O kadar sık düş kurduğum halde, ben bile düşleri elimden kaçırdığım boşluklara düşüyorum. O zaman açık seçik görüyorum varlıkları. Sarındığım sis tabakası dağılıyor. Ve gözle görülen tüm sivri köşeler ruhumun etini örseliyor, baktıkça tüm sert şeyler beni yaralıyor, ki sert olduklarını böyle anlıyorum. Nesnelerin görülen bütün ağırlığı, ruhumun içine çöküyor. Hayatım dayak yemekle geçiyor sanki.
Sayfa 55·Kitabı okudu

Imoschenko

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.·
2022 30. kitabı
Arthur Schopenhauer
8.1/10 · 1.357 okunma
''Gençliğimizin neşesi ve yaşama cesareti kısmen ölümü görmüyor olmamızdan kaynaklanır; biz dağın yukarısına yol alırken ölüm dağın öteki eteğinde bulunuyordur çünkü. Ama bir kez zirveyi aştık mı, o zamana dek ancak başkalarının anlattıklarından tanıdığımız ölümle gerçekten yüz yüze geliriz. Böylelikle yaşama cesaretimiz azalır; aynı zamanda yaşama gücümüz de çekilmeye başlamıştır zaten. Öyle ki, gençliğe özgü haşarılığın yerini, yüzümüze de damgasını vuran kasvetli bir ciddiyet almıştır şimdi. Genç olduğumuz sürece, bize ne söylenirse söylensin yaşama sonsuz bir şey gözüyle bakar, zamanı da buna göre kullanırız. Ne denli yaşlanırsak o denli tasarruf ederiz zamanımızdan. Çünkü yaşlılık yıllarımızda yaşanılan her günün bizde uyandırdığı duygu, darağacına götürülen bir suçlunun attığı her adımda duyduğuna yakın bir duygudur.''
Sayfa 101·Kitabı okudu