Oğuz Atay okumak, öylesine kolay bir iş değilmiş… Bunu bir defa daha anladım, zira bundan yıllar yıllar önce “Korkuyu Beklerken” kitabını okumaya yeltendiğimi de hatırlarım; kitaba tekrardan başlarım
İnce Memed Toros Dağları'na çıkmış haykırıyor, karşılığı ta Sultan Ahmed-i Sâni Han zamanından kalma bir suskun olan Kalın Musa'dan geliyor mehteranla. Sonra Muhteşem Neyzen Bâtın
Zamanı aylak bir adam gibi geçirmek isteyince Bardamuyu da alıp Sen nehri kıyısında mış gibi yapıyorlardı. Oysa kıyının karşısın da oturmuş olan Alvaro de Campos’ tan bihaberdiler. O yine bilinmeyene şiirler yazadursun; Bardamu’nun İrdal Efendiyi yalnız bırakıp zamanın sonuna yolculuk ettiği de gözlerinden kaçmadı:)
Bu kitap benim için iki türlü önem taşıyor. Biri Puşkin'in, modern Rus edebiyatının kurucusunun, “ulusal şair”inin kaleminden çıkmış olması bir diğeri de elbette Aralık'tan beri yürüttüğümüz etkinlik