Her yol sapılmamış olanın hatırasını kazıyor ruha. Hangi yola sapsak aklımızın diğerinde kalması kaçınılmaz. Seçilen her yol seçilmeyene ilişkin bir feda ediş içermek mecburiyetinde.
Kim bilir, ölecek olanların belki gözleri artık açılır ve onlar yalnız kuru hakikati görürler. Öleceği sırada aklı başına gelmiş olan Don Kişot gibi, onlar da, saffet ve gafletleriyle, ömürlerinde neye kıymet verdiler, nelere fedakarlık ettilerse bunların hepsinin boş olduğunu, kimleri sevdiler ve kimlere ehemmiyet verdilerse onların kendilerini aldatmış olduklarını ve kendilerinin ömürleri boyunca, bütün aldanmakla ve kendi kendilerini aldatmakla delicesine yaşamış olduklarını anlarlar. Kim bilir, belki de insanların çoğu böylece artık aldanmadıkları, artık ummadıkları, artık ümit edemedikleri, artık hayal kuramadıkları için ölürler ve gözler belki açıldığı içindir ki ilelebet kapanmaya mahkum olur.