Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bir zaman dilimi borçluyum yaşama
bir zaman dilimi borçluyum ölüme
ve sen beni bu borçların arasında yakalayan
gözlerin zamanı yok edercesine
gözlerin hem güneş oluyor hem ay
hapsediliyorum işte o an
benliğim erimek istercesine yanıyor
tutuşuyor aynı anda duygularım unutulmak istiyor hatıralarım
yüzüm olsa diyorum
keşke tunçtan erimeyen bir yüzüm olsa
baksam o gözlere doya doya
mevsimleri unutsam
yıllarım eskimese
bir gözlerinin takvimini tutsam
ama ne mümkün
en sert maden bile
zaman karşısında
dalgalar önündeki kumdan kale
kaderim ben doğmadan yazılmış
ne acılarımı ben seçtim
ne de hayallerimi
ama o gözleri ben gördüm acılarla çizilmiş
ama o sözleri ben duydum hayallerle bezenmiş
işte güzelim
halimiz böyle
sen ve ben insanız
acıdan hayalden ve zandanız
ne dünde kalabildik
ne yarınlara kalacağız
bir tanrısal yazgımız olacaksa zamanda
Giovanni adamın gözlerinin içine bakıyordu, adam hafif bir melankoliyle, adeta, “Evet, bunun çaresi yoktur,” dercesine başını sallıyordu: İşte biz böyleyiz, der gibiydi, ve asla düzelmeyeceğiz.
Aslında her şey onunla ve onun için alınıp satıldığında cesaret, ölçülülük, adalet ortaya çıkar; haz, korku ya da bu türden başka şeyler ona eşlik etsin ya da etmesin, gerçek erdem aklı başındalıkla birliktedir.
Onları aklı başındalıktan ayırarak birbirleriyle değiş tokuş etmek yoluyla elde edilen erdem, aslına bakarsanız kölelere yakışan, sağlıklı ve doğru hiçbir tarafı olmayan bir yanılsamadır.
Doğru olan, bu tür şeylerin hepsinden arınmaktır; ölçülülük, adalet, cesaret ve aklı başındalığın kendisi de birer arınma yoludur.