İpek

İpek
İzmir
21 Aralık
456 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·128 syf.··
2022 13. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2022 14:56
Herkes kendi aynasını kırsın Herkes kendi aynasını kırsın. Peki neden kitapta böyle bir bölüm var ? Onu açıklayalım. Mine Söğüt Türkiye için değinilmesi çok güç bir konuyu kaleme almış.. Cinperi olayı kimine göre gerçek, kimine göre saçma sapan, kimine göre de dile getirilmesi bile korku yaratan bir durum. Ben bu olayların dışında bir şeyle ilgilendim. Ki zaten Mine Söğüt'ü okuyan herkes bilir ki toplumun sorunlarını çok ironik ve bir o kadar değişik bir şekilde dile getirir. Kitabın konusuna gelecek olursak Beş Sevim Apartmanında 5 kişinin yaşadığını bize söylüyor ve daha sonrasında yangın olayı ile başlıyor. Ve yazar apartmanın hikayesinden, her karakterine kadar hikayeler sunuyor bize. Ama Doktor Samimi'nin bir sorusu var. Bu insanların ortak noktası nedir ? Aslında asıl konu bu. Ve ben okuduğum zaman hepsinin özünde bir ''sevgisizlik'' görüyorum. İnsan mutsuz olduğu zaman kendine sığınacak bir kişi, bir eşya, bir madde, hatta bir mucize arar. Arar çünkü bulamazsa hayatının bir anlamı kalmaz. Sevgisizliklerinin nedenlerine gelecek olursak, hepsinin ailesi tarafından - kimi örf ve adetlerimizin bir sonucu, kimi şiddet yüzünden- oluşan dışlanmışlığın temsilcileri. İçlerinden en etkilendiğim kişi ise Oğuz oldu. ( Bunu tamamen kendim için unutmamak için yazmış olacağım. Belki benim gibi düşünenler vardır. ) :) Cinperi hikayesi nedir, ne anlatacak ki bu kitap demeden, ön yargısız bu kitabın okunmasını tavsiye ederim. Eminim her okuyan kişi kendi geçmişine gidecek. Ve gittiğinde de ''herkes kendi aynasını kırsın''. Mine Söğüt bize bir tavsiyede bulunmuş. Tüm kendini dışlanmış hissedenlere.. Aynalarınızı kırın ve isyan edin...
Edebiyat
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20199,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2022 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 12:17
Tezer Özlü ile yolu kesişen ve onun düşünceleri içinde kaybolan her okurun Cesare Pavese kitaplarını da okumalıyım demesi kaçınılmaz bence. Sanatın her dalında melonkolik sanatçıların hep ayrı bir yeri olmuştur bende.Derin, yoğun duygular içinde gerçekliğe dokunurlar bana göre. Vincent Van Gogh ve ya Evgeny Grinko ya da Cesare Pavese. Eserlerine göz attığınız da kendi içinizde de bir şeyler kıpırdanıp duruyor. Kitaba gelecek olursak olabildiğince sade bir kurgu ve sanki hiçbir heyecanı yokmuş gibi. Ama kitaptaki kadınların ruh hali oldukça yoğun ve heyecan verici. Pavese'nin kendini öldürme düşüncesini bu kitapta bir kadın aracılığı, hatta bir kadın bakış açısı ile yansıtmış olduğunu görüyoruz. Ki bu kolay bir şey değil. Belki farklı nedenler, ama bu hayatın yararsızlığına dair düşünce aynı. Belki kitap hakkında çok fazla bir şey yazamadım. Belki de herkesin kendisinin okuyup hissetmesi gereken bir kitaptır.
Edebiyat
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Sia Kitap · 20212,334 okunma
8/10
·368 syf.··
2021 52. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2021 00:03
İnsanlık barışabilir mi? Savaşsız bir dünya mümkün mü? Hakan Günday kitabın tanıtımında da bu soru ile yola çıkmış. Verdiği cevap ise çoğu insanı tatmin etmeyecek. Bence bunu kendisi de biliyor. :) Neden Zamir diye soracak olursanız, aşağıdaki alıntı pek çok şeyi özetler: "O ana kadar savaşta gördüğümüz her şeye dayanmıştık ama Zamir bize fazla gelmişti. Tabii ki gördüğümüz ilk yaralı bebek değildi. Ama Zamir hepsinden farklıydı. O sessizliği var ya? Hiç ağlamıyor oluşu... Biz gürültüye alışmıştık. Çığlıklara, haykırışlara, annesini arayan çocukların hıçkıra hıçkıra ağlamalarına... Sonra birden o bebek çıkmıştı karşımıza. Savaş denilen şey ne kadar gürültülüyse, Zamir de o kadar sessizdi! " Kitabın konusuna gelirsek aslında sadece Zamiri değil pek çok insanın hayatına değindiğini görüyoruz. Zamir karakterine değinmek gerekirse hem bu kadar insanlıktan nefret edip saldırgan tavırlar sergileyen , hem dünyayı kurtarmak için hevesli, hem duygusal hem de bir o kadar yalancı bir karakter yani çelişki içinde bir karakter. Zıtlığı sadece Zamir de değil bazı olaylar ve kişiler için de kullanmış. Bunlardan bir kaç tanesini örnek vermek gerekirse, bence kitabın ana konusu olan "All for All" vakfı çelişkili yönetim biçimi. İnsanlığa destek olmak için gerçeğin sansürlenmesi ne kadar doğru? Bunu kitabı okurken daha net anlayabilirsiniz. Ya da Jacinta karakterini örnek verelim. Kendi doğruları mı önemli yoksa başka bir insanın yaşamı mı? İşte yazar bu soruları bize de soruyor aslında. Yan hücre tekniği, Veda Kanunu, hayalet diplomatlar gibi kendi terimlerini yaratan Hakan Günday, savaşanları barıştıran hikayeleri ile belki gerçekleşmemiş ama gerçekleşmesi muhtemel bir distopya da sunuyor bize. Aslında distopik olmayan bir hayatta sunuyor tabi. Kitabı okuyan anlayacak.
Edebiyat
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Var-kalma çabası içinde yaşayan tüm varlıklara...
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2021 20:29
Spinoza'nın Ehica kitabı ile Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor? kitabını okuduğun zaman bir aydınlanış, büyük bir kavrayış duyarsın. Bence bu gerçekten Çetin Balanuye'nin belirttiği gibi "Reddedilemeyecek Bir Felsefi Teklif" Kitap, adeta Spinoza'nın tanımlar, açıklamalar, aksiyomlar ve önermeler ile kurulı Ethica kitabını muhteşem bir samimiyet ve sadelik sunuyor bize. Bende uyandırdığı genel izlenimi açıkladıktan sonra kitabı okurken aldığım küçük noktalara da değinmek istiyorum. Bu aydınlanışı nasıl yaşarız? Bunun ilk aşaması aşkıncılığa karşı bir başkaldırış olduğunu belirtmek yanlış olmaz. Tanrı/Doğa dışında hiçbir varlığın sonsuz olmayacağını ve kendinin sonlu ve etkileşimler içinde olan bir varlık olduğunu düşünmeye başladığımız anda, farkındalığın verdiği bir sevinç oluşur İkinci aşaması "özgür iradenin yokluğunu kabulleniş". Aslında tüm varlıklar zorunlu karşılaşmalar sonucu zamanla değişir ve doğa /tanrı da çözülür. Hiç elmanın seni kullandığını düşündün mü? Bir daha düşün. Etkin duygulanışların(yani seni dışardan etkileyen bir şey olmayan duygulanış) olmasını istiyorsan o zaman var-olma çabanı çeşitlendir ve bunu belirleyen sen ol. Kitabın sonlarına doğru yine de insanların diğer tüm varlıklara nazaran bilinç sayesinde daha güçlü olacağını savunuyordum kendi içimde. Ama yazar beni öyle bir yerden vurdu ki : İnsan kadar var-olma çabasını daha fazla yitiren başka bir varlık yok. "" Bir hayvanın, herhangi bir bulanık fikre kapılarak kendi comatusuyla çelişecek bir davranışta uzun süre ısrar etmesi neredeyse olanaksızdır. " Tüm bu detayları fark edip, hayatımızı sevinç içinde yaşayabilir miyiz? Cevap vermek zor.
1000Kitap
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?Çetin Balanuye · Ayrıntı Yayınları · 20171,112 okunma
Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 11:40
Güzel bir şatodan kovulup pek çok talihsiz olay yaşamış bir yolcu düşünelim. Bu yolculuk esnasında ana karakterimiz Candide, bana göre oldukça inatçı bir karakter. Düşünün bir masa etrafında tahttan indirilen padişahlar ve krallar ile oturuyor, yamyamlar ile karşılaşıyor ve daha pek şey. Ama dediğim gibi karakterimiz inatçı. Çünkü gördüğü her şeye rağmen dünyanın iyi bir yer olduğunu savunuyor. 107.sayfaya geldiğinizde ise bunun nedenini çok iyi anlıyorsunuz. İnsanların hepsi kötü değil ya da hepsi aynı değil. Bunun altında yatan neden "özgür irade" Kitabın en beğendiğim yerine gelecek olursam Martin ile Candide arasında geçen şu muhabbet olurdu kuşkusuz; "Görüyorsunuz," dedi Candide, Martin'e, "demek, kimi zaman suçlar cezasız kalmıyor. Bu rezil Hollandalı korsan layığını buldu." "Evet," dedi Martin, "ama gemisinde bulunan yolcular da mi ölmeliydi? Tanrı bu dolandırıcıyı cezalandırdı, şeytan ise geri kalanları boğdu." Yazar aslında kitap içinde ana karakterimizin tezlerine bir antitez üretiyor. Oldukça akıcı dilde yazılan bu kitapta benim değindiğim konular dışında pek çok fikri de görüp tadacaksınız.
Edebiyat
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Reklam